calendar_today4 Ekim 2026Lawlera.com

İlamsız Takipte Faize İtiraz ve Takibin Durması

İlamsız icra takibinde borçlunun sadece faize itiraz etmesi durumunda takibin hangi kısım için duracağı, asıl alacak yönünden takibin kesinleşmesi ve alacaklının bu süreçte izlemesi gereken hukuki yollar ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

İlamsız Takipte Faize İtiraz ve Takibin Durması

İlamsız İcra Takibinde Kısmi İtirazın Hukuki Niteliği

İlamsız icra takibi, alacaklının elinde bir mahkeme ilamı olmaksızın doğrudan icra dairesi aracılığıyla borçluya karşı başlattığı bir takip yoludur. Kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlu, borcun tamamına veya bir kısmına karşı itiraz etme hakkına sahiptir. Borçlunun borcun esasına, yani asıl alacağa bir itirazı olmaksızın, sadece talep edilen faiz miktarına, faiz oranına ya da faiz başlangıç tarihine karşı çıkması durumunda kısmi itiraz söz konusu olur. İcra ve İflas Kanunu çerçevesinde bu durumun takibin akıbetine etkisi ve tarafların hakları belirli usul kurallarına bağlanmıştır.

İcra ve İflas Kanunu m.62 uyarınca yapılacak itirazın süresi, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gündür. Borçlu, faize yönelik itirazını bu süre içerisinde icra dairesine bildirmek zorundadır. Sadece faize itiraz edilmesi durumunda, takibin asıl alacak yönünden kesinleşmesi ve takibin durma kapsamı icra hukukunun en hassas dengelerinden birini oluşturur.

Sadece Faize İtiraz Edilmesi Durumunda Takibin Hangi Kısmı Durur?

İcra ve İflas Kanunu m.66 uyarınca süresi içinde yapılan itiraz takibi durdurur. Ancak borçlu borcun tamamına değil de sadece bir kısmına veya faiz gibi ferilerine itiraz etmişse, takibin durması yalnızca itiraz edilen kısım ile sınırlıdır. Dolayısıyla, borçlunun asıl alacağı kabul edip sadece faiz oranına veya faiz tutarına itiraz etmesi durumunda, asıl alacak yönünden icra takibi durmaz, kesinleşir.

Alacaklı, asıl alacak yönünden takibe devam edebilir, borçlunun mallarına haciz konulmasını talep edebilir. Duracak olan kısım, borçlunun açıkça itiraz ettiği faiz miktarı veya faiz oranına denk gelen kısımdır. Borçlunun faize itiraz ederken hangi miktar veya orana itiraz ettiğini açıkça belirtmesi gerekir. Eğer borçlu faizin oranına itiraz ediyorsa, kendisince kabul edilen faiz oranını da dilekçesinde belirtmelidir. Aksi takdirde, faizin tamamına itiraz etmiş sayılabilir.

Faiz Türünün Seçimi ve Oran Değişikliklerinin Takibe Etkisi

İlamsız icra takibinde talep edilecek faiz türünün doğru belirlenmesi, borçlunun itiraz hakkını doğrudan etkiler. Alacağın niteliğine göre yasal faiz veya ticari işlerde avans faizi talep edilmelidir. Örneğin, ticari bir ilişkiden kaynaklanan alacaklarda avans faizi talep edilebilirken, adi işlerde yalnızca yasal faiz istenebilir. Bu konuda doğru faiz türünün seçilmesi, takibin sağlıklı ilerlemesi açısından kritik önem taşır. Alacağın niteliğine uygun faiz türünün tespiti için Ticari Alacakta Faiz Seçimi: Avans mı Yasal mı? başlıklı çalışmamız incelenebilir.

Faiz oranları zaman içinde kanuni düzenlemelerle değişebilir. Güncel verilere göre, 3095 s.K. m.1 uyarınca yasal faiz oranı yıllık %31 olarak uygulanmaktadır ve bu oran 31.07.2026 tarihinden itibaren geçerlidir. Bir önceki dönemde (01.06.2024 – 30.07.2026) ise yıllık %24 oranı geçerliydi. Ticari işlerde avans faizi ise 3095 s.K. m.2/2 uyarınca 01.01.2026 tarihinden itibaren yıllık %39,75 olarak belirlenmiştir. Takip esnasında bu oranların ve dönem geçişlerinin doğru hesaplanması gerekir. Dönemsel faiz değişikliklerinin hukuki takiplere ve davalara yansıması hakkında daha fazla bilgiye Dava Devam Ederken Faiz Oranı Değişirse Ne Olur? makalesinden ulaşılabilir.

Eğer alacaklı, takip talebinde yasal sınırların üzerinde bir faiz oranı talep etmişse, borçlu süresi içinde bu fazla kısma itiraz ederek takibin o kısım yönünden durmasını sağlayabilir. Borçlunun temerrüde düşüp düşmediği ve faiz başlangıç tarihinin doğruluğu da itirazın bir diğer boyutudur. İhtar şartının gerçekleşip gerçekleşmediği hususu, faiz başlangıcını doğrudan etkiler. Temerrüt şartlarının oluşup oluşmadığını değerlendirmek adına Borçlunun Temerrüdü İçin İhtar Şart mıdır? konulu yazımız yol gösterici olacaktır.

Alacaklının Faize İtiraz Karşısında İzleyeceği Yollar

Borçlunun faize itiraz etmesi üzerine takip faiz yönünden durduğunda, alacaklının önünde iki temel hukuki yol bulunur. Alacaklı, takibin duran faiz kısmı yönünden devam edebilmesini sağlamak amacıyla şu yollara başvurabilir:

  • İtirazın İptali Davası (İİK m.67): Alacaklı, itirazın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde genel mahkemelerde itirazın iptali davası açabilir. Bu davada borçlunun faize yönelik itirazının haksızlığı ispatlanmaya çalışılır. Mahkeme faiz oranının ve miktarının kanuna uygun olduğuna karar verirse, itirazın iptaline ve takibin duran faiz kısmı yönünden de devamına hükmeder.
  • İtirazın Kaldırılması Talebi (İİK m.68): Alacaklının elinde İcra ve İflas Kanunu m.68'de sayılan belgelerden (imzası ikrar edilmiş adi senet, resmi dairelerin yetkileri dahilinde verdikleri belgeler vb.) biri varsa, alacaklı itirazın tebliğinden itibaren 6 ay içinde icra mahkemesinden itirazın kesin veya geçici olarak kaldırılmasını talep edebilir.

Alacaklı bu süreçleri başlatırken, talep ettiği faiz miktarının matematiksel doğruluğundan emin olmalıdır. Hatalı hesaplanan faiz tutarları üzerinden dava açılması, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden alacaklının aleyhine sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle, icra takibine girişmeden önce veya dava açma aşamasında güncel verilerle hassas bir hesaplama yapılması gerekir. Alacaklılar ve borçlular, takip konusu alacağın dönemlerine göre değişen oranları dikkate alarak faiz hesaplama aracını kullanabilir ve olası usul hatalarının önüne geçebilirler.

Uygulamada Sık Karşılaşılan Sorunlar ve Usul Hataları

Uygulamada borçluların en sık yaptığı usul hatası, faize itiraz ederken asıl alacağa da itiraz edip etmediklerini net olarak belirtmemeleridir. Sadece "borca ve faize itiraz ediyorum" şeklindeki genel bir ifade, takibin tamamını durdurur. Ancak borçlunun amacı yalnızca faiz oranını düşürmekse ve asıl alacağı kabul ediyorsa, bunu dilekçesinde açıkça ayrıştırmalıdır. Aksi halde, asıl alacağa haksız yere itiraz edildiği gerekçesiyle ilerleyen aşamalarda %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödeme riskiyle karşı karşıya kalabilir.

Alacaklı tarafında ise, geçmişe dönük faiz işletilirken temerrüt tarihinin yanlış seçilmesi veya kademeli faiz oranlarının göz ardı edilmesi sık yapılan hatalardandır. Örneğin, 2026 yılı içindeki bir alacak için faiz işletilirken 31.07.2026 öncesi dönem için %24, bu tarihten sonrası için ise %31 yasal faiz oranı uygulanması gerekirken, tüm dönem için tek bir yüksek oran üzerinden hesaplama yapılması takibin faiz yönünden kısmen iptaline yol açar.

Hukuki süreçlerin yürütülmesinde, dava dilekçelerinin ve icra dairesine sunulacak itiraz dilekçelerinin mevzuata ve somut olayın özelliklerine uygun olarak hazırlanması hak kayıplarını engeller. Bu aşamada profesyonel metinlerin oluşturulması için Yapar Zeka ile Dilekçe ve Sözleşme Yazma desteğinden yararlanarak kanuni şartları eksiksiz barındıran dilekçeler üretilebilir.

Faize İtiraz Sürecine İlişkin Sıkça Sorulan Sorular

Sadece faize itiraz edildiğinde asıl alacak için haciz yapılabilir mi?

Evet, borçlu sadece faize veya faiz oranına itiraz etmişse, asıl alacak yönünden icra takibi kesinleşir. Alacaklı, asıl alacak tutarı ve kesinleşen diğer feriler üzerinden borçlunun mallarına haciz konulmasını isteyebilir.

Faize itiraz etmek için süre sınırı nedir?

Borçlu, ödeme emrinin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 7 gün içinde icra dairesine başvurarak faize yönelik itirazlarını sunmalıdır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir.

İtiraz dilekçesinde kabul edilen faiz oranı belirtilmek zorunda mıdır?

Evet, borçlu faiz oranına itiraz ediyorsa, kendi hesaplamasına göre işlemesi gereken yasal veya akdi faiz oranını açıkça belirtmelidir. Belirtilmemesi durumunda itirazın usulden reddi riski doğabilir.

Haksız faiz itirazı durumunda borçluya tazminat yüklenir mi?

Alacaklı itirazın iptali davası açar ve borçlunun faize yönelik itirazının haksız olduğu ortaya çıkarsa, borçlu aleyhine hüküm altına alınan faiz miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilebilir.

Borçlu ve Alacaklılar İçin Pratik Öneriler

İlamsız icra takibinde faiz uyuşmazlıklarıyla karşılaşmamak için alacaklıların takip talebini hazırlarken faiz başlangıç tarihini, uygulanacak faiz türünü (yasal/avans) ve kademeli faiz oranlarını kuruşu kuruşuna hesaplaması gerekir. Borçlular ise kendilerine ulaşan ödeme emrindeki faiz dökümünü dikkatle incelemeli, eğer fahiş bir oran veya yanlış bir başlangıç tarihi varsa, 7 günlük süreyi kaçırmadan sadece faiz kısmına yönelik gerekçeli bir itiraz dilekçesi vermelidir. Asıl alacak miktarı doğru ise bu kısma itiraz edilmemesi, ileride ödenecek yargılama giderlerini ve icra inkar tazminatı riskini en aza indirecektir.

Bu içerik, Lawlera AI Hukuk Asistanı tarafından yapay zeka modelleri kullanılarak oluşturulmuştur. İçeriğin doğruluğu garanti edilmez; güncel mevzuat ve somut olayınız için bir hukuk uzmanına danışmanızı öneririz.

İlgili yazılar

Hukuk süreçlerinizi hızlandırın.

Yapay zeka asistanı Lawlera AI'ı hemen ücretsiz deneyin.

Kayıt Ol