Yargılama Sırasında Değişen Faiz Oranlarının Hukuki Çerçevesi
Hukuk davalarında alacağın aslı kadar, bu alacağa işletilecek faiz ve faizin hesaplanma yöntemi de büyük önem taşır. Dava açıldığı tarihte geçerli olan faiz oranının, yargılama süreci devam ederken kanunen değiştirilmesi uygulamada sıkça karşılaşılan bir durumdur. Bu tür bir değişiklik yaşandığında, mahkemelerin ve icra dairelerinin faiz hesaplamasını hangi kriterlere göre yapacağı sorusu gündeme gelir.
Faiz oranlarının değişmesi durumunda geçerli olan temel kural, değişken faiz sisteminin uygulanmasıdır. Türk Borçlar Kanunu ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca, faiz oranlarındaki değişiklikler yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ileriye etkili olarak uygulanır. Bir başka deyişle, faiz oranının değiştiği tarihe kadar olan dönem için eski oranlar, bu tarihten sonraki dönem için ise yeni oranlar üzerinden hesaplama yapılması zorunludur. Sabit faiz uygulaması ancak tarafların sözleşmeyle açıkça sabit bir oran kararlaştırdığı hallerde mümkündür; yasal veya ticari temerrüt faizinde ise kademeli hesaplama esastır.
Yasal Faiz ve Ticari Faiz Ayrımında Güncel Oranlar
Dava konusu alacağın niteliği, uygulanacak faiz türünü ve dolayısıyla oranını doğrudan belirler. Alacak bir ticari işten kaynaklanmıyorsa yasal faiz; taraflar arasındaki ilişki ticari bir nitelik taşıyorsa ticari işlerde avans faizi (ticari temerrüt faizi) uygulanır. Yargılama sürecinde bu oranların değişmesi durumunda her iki faiz türü için de ayrı dönem tespiti yapılmalıdır.
Yasal faiz oranı, 3095 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca 31.07.2026 tarihinden itibaren yıllık %31 olarak uygulanmaktadır. Bu değişiklik, 7589 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle yapılan düzenlemeye dayanmaktadır. Söz konusu tarihten önce, yani 01.06.2024 ile 30.07.2026 tarihleri arasında geçerli olan bir önceki yasal faiz oranı ise yıllık %24 seviyesindeydi. Dolayısıyla, davası bu dönemde açılmış ve halen devam eden bir alacaklı için hesaplama yapılırken 31.07.2026 öncesine %24, sonrasına ise %31 oranı uygulanmalıdır.
Ticari alacaklarda ise durum daha farklıdır. Ticari işlerde avans ve temerrüt faiz oranı, 3095 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 01.01.2026 tarihinden itibaren yıllık %39,75 olarak belirlenmiştir. Bu dönemden önce, yani 01.07.2025 ile 31.12.2025 tarihleri arasında geçerli olan ticari temerrüt faiz oranı ise yıllık %44,25 düzeyindeydi. Görüldüğü üzere, yasal faiz oranında bir artış yaşanırken, ticari avans faiz oranında bir düşüş meydana gelmiştir. Bu değişken yapı nedeniyle, dava sürecinde hak kaybına uğramamak adına faiz hesaplama işlemlerinin her dönemin kendi yürürlük tarihlerine göre kademeli olarak yapılması gerekir.
Uygulamada Sık Karşılaşılan Usul Hataları ve Hak Kayıpları
Dava devam ederken faiz oranlarının değişmesi, özellikle bilirkişi raporlarında ve mahkeme hükümlerinde ciddi usul hatalarına yol açabilmektedir. En sık yapılan hata, davanın karara bağlandığı tarihteki güncel faiz oranının, tüm geçmiş dönemi kapsayacak şekilde geriye dönük olarak uygulanmasıdır. Bu durum, borçlu aleyhine haksız bir külfet yaratabileceği gibi, oranların düştüğü senaryolarda alacaklının da zararına neden olabilir.
Bir diğer önemli usul hatası ise talep aşamasında yaşanmaktadır. Davacının dava dilekçesinde faiz türünü doğru nitelendirmemesi veya faiz başlangıç tarihini hatalı göstermesi, yargılamanın seyrini doğrudan etkiler. Özellikle belirsiz alacak davalarında veya kısmi davalarda, alacağın artırıldığı aşamada faiz başlangıç tarihlerinin doğru belirlenmesi gerekir. Bu konuda usul kurallarına hakim olmak ve süreci doğru yönetmek için Hukuk Davalarında Islah Dilekçesi ile Faiz Başlangıç Tarihi başlıklı çalışmamızda yer alan usul kurallarını incelemeniz faydalı olacaktır.
Mahkemelerin hüküm fıkrasında faiz oranını rakamsal olarak sabit bir şekilde belirtmesi de icra aşamasında sorunlara yol açar. Örneğin, kararda "yıllık %24 faiziyle tahsiline" şeklinde bir ifade yer alması halinde, icra müdürlüğü sonraki dönemde faiz oranı %31'e yükselmiş olsa dahi karardaki sabit orana göre işlem yapmak zorunda kalabilir. Bu nedenle hüküm fıkrasının "değişen oranlarda yasal faiz" veya "değişen oranlarda avans faizi" şeklinde kurulması hukuki güvenliği sağlar.
Değişen Faiz Oranlarında Uygulanan Temel Kurallar
Dava veya icra takibi sürerken faiz oranı değiştiğinde uygulamada gözetilen üç temel kural şunlardır:
- Kademeli Hesaplama: Hükümde "değişen oranlarda" faiz verilmişse, her faiz oranının yürürlükte kaldığı gün sayısı ayrı ayrı belirlenmeli, o döneme düşen faiz ayrı hesaplanıp toplanmalıdır. Tek bir oranla yapılan hesap, oran değişikliğini yok sayar.
- Oran Değişikliği Kanundan Doğar: Yasal faiz ve avans faizi oranları 3095 sayılı Kanun'a dayanır; yeni oran, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren işleyen faize uygulanır. Talepte ve hükümde "değişen oranlarda" ibaresinin bulunması bu değişikliklerin uygulanmasını güvenceye alır.
- Sabit Oranlı Kesinleşmiş Hüküm: Hükümde faiz oranı rakamla sabit olarak yazılmış ve karar kesinleşmişse icra aşamasında bu orana bağlı kalınması gündeme gelir. Bu nedenle talep ve hüküm aşamasında "değişen oranlarda" ifadesinin kullanılması önemlidir.
Yargılama sürecinde bu tür karmaşık hesaplamaların doğruluğunu denetlemek ve dosyadaki verileri analiz etmek kritik bir öneme sahiptir. Mahkemeye sunulan bilirkişi raporlarındaki hatalı faiz hesaplamalarını tespit etmek ve bunlara karşı gerekçeli itirazlar hazırlamak için Dava, Dilekçe ve Belge Analizi sistemimizden destek alarak raporların mevzuata uygunluğunu hızlıca kontrol edebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Dava açıldıktan sonra yasal faiz oranı değişirse mahkeme hangi oranı esas alır?
Mahkeme tek bir oranı esas almaz. Davanın açıldığı tarihten faiz oranının değiştiği 31.07.2026 tarihine kadar olan dönem için yıllık %24, bu tarihten sonraki dönem için ise yıllık %31 oranı üzerinden kademeli hesaplama yapılmasını hüküm altına alır.
İcra takibi başlatıldıktan sonra faiz oranının değişmesi takibi nasıl etkiler?
İcra müdürlüğü, takip talebinde "değişen oranlarda faiz" talep edilmiş olması şartıyla, faiz oranının değiştiği tarihten itibaren güncel oranı kendiliğinden uygulamakla yükümlüdür. Borçlu, icra dairesinin eski yüksek oranı uygulamaya devam etmesi halinde icra mahkemesine şikayet yoluna başvurabilir.
Ticari alacaklarda avans faizinin düşmesi alacaklının aleyhine midir?
Evet, ticari temerrüt faiz oranının 01.01.2026 tarihinde %44,25'ten %39,75'e düşmesi, bu tarihten sonraki dönem için alacaklının daha az faiz geliri elde edeceği anlamına gelir. Ancak bu durum yasal bir zorunluluktur ve geçmiş dönemdeki yüksek oranlı birikmiş faiz haklarını etkilemez.
Dava dilekçesinde faiz oranını rakam olarak yazmak zorunlu mudur?
Hayır, zorunlu değildir. Hatta faiz oranını rakamsal olarak sabit yazmak yerine "temerrüt tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal/avans faizi" şeklinde talepte bulunmak, dava sürerken meydana gelecek oran değişikliklerinden kendiliğinden yararlanmanızı sağlar.
Dava Sürecinde Hak Kaybını Önleyecek Pratik Öneriler
Dava devam ederken faiz oranlarında yaşanan değişikliklerden zarar görmemek için dava dilekçenizi hazırlarken son derece dikkatli olmalısınız. Faiz talebinde bulunurken asla sabit bir rakam veya oran belirtmeyiniz. İstenecek faiz türünü "yasal faiz" veya "avans faizi" olarak net bir şekilde nitelendirdikten sonra, mutlaka "değişen oranlarda" ibaresini ekleyiniz. Bu ibare, yargılama ve icra aşamasında oranlar değişse bile hakkınızın kendiliğinden korunmasını sağlayacaktır.
Ayrıca, mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporlarında faiz hesaplamasının yapıldığı bölümleri titizlikle inceleyin. Bilirkişinin 31.07.2026 tarihindeki yasal faiz değişikliğini veya 01.01.2026 tarihindeki avans faizi değişikliğini gözden kaçırıp kaçırmadığını, hesaplamayı dönemlere bölerek yapıp yapmadığını mutlaka kontrol edin. Hatalı hesaplanan bir faiz tutarı, davanın kısmen reddine veya icra aşamasında borca itiraz gibi süreçlerle karşılaşmanıza yol açarak yargılama giderlerinin üzerinizde kalmasına neden olabilir.
