Adi Ortaklık İlişkilerinde Borçlar ve Faiz Ayrımı
Adi ortaklıklar, tüzel kişiliği bulunmayan, iki veya daha fazla kişinin ortak bir amaca ulaşmak için emek ve sermayelerini birleştirdikleri en esnek şirket modelidir. Türk Borçlar Kanunu kapsamında düzenlenen bu ilişki tipi, tüzel kişiliği haiz ticaret şirketlerinden yapısal olarak ayrılır. Ortaklar arasındaki ilişkilerin tasfiyesi, sermaye payı iadesi veya kâr payı alacakları gündeme geldiğinde, bu alacaklara uygulanacak faiz türünün tespiti büyük önem taşır. Uygulamada en sık yapılan hataların başında, taraflardan birinin tacir olması veya ortaklık konusunun ticari bir nitelik taşıması sebebiyle doğrudan ticari temerrüt (avans) faizi talep edilmesi gelmektedir. Oysa adi ortaklık ilişkisinden doğan alacaklar kural olarak adi nitelikte kabul edilir ve bu alacaklarda yasal faiz uygulanır; ticari nitelik ancak somut ilişkinin özelliklerine göre gündeme gelebilir.
Ortaklar arasındaki iç ilişkiden doğan alacaklar kural olarak ticari iş sayılmaz. Ancak ortakların tacir olduğu ve ortaklığın onların ticari işletmeleriyle ilgili olduğu durumlarda işin ticari sayılması gündeme gelebilir. Doğru faiz türünün seçilmemesi, yargılamada talebin kısmen reddine ve dolayısıyla karşı taraf vekalet ücreti ödeme yükümlülüğü gibi mali kayıplara yol açabilir.
Adi ortaklık sözleşmelerinin hazırlanması veya ortaklar arası uyuşmazlıklarda ihtarname gönderilmesi aşamasında, hak kayıplarını önlemek adına Yapay Zeka ile Dilekçe ve Sözleşme Yazma teknolojisinden yararlanarak mevzuata tam uyumlu metinler oluşturulabilir.
Adi Ortaklık Alacaklarında Neden Ticari Faiz Uygulanamaz?
Türk Ticaret Kanunu uyarınca, bir işin ticari iş sayılması ve dolayısıyla avans faizi uygulanabilmesi için işin ticari bir işletmeyi ilgilendirmesi veya kanunen ticari iş sayılan hallerden olması gerekir. Adi ortaklığın kendisi bir tüzel kişiliğe sahip olmadığından, kendi adına bağımsız bir ticari işletme işletmesi söz konusu olamaz. İşletilen ticari müessese ortaklara ait olup, ortakların kendi aralarındaki iç uyuşmazlıklar doğrudan doğruya adi ortaklık sözleşmesi hükümlerine ve Türk Borçlar Kanunu'na tabidir.
Kural olarak adi ortaklık ilişkisinden doğan sermaye borcu, kâr payı alacağı, tasfiye payı alacağı veya ortakların birbirine verdiği borçlar adi niteliktedir. Bu alacaklara uygulanacak faiz, 3095 sayılı Kanun'un 1. maddesinde düzenlenen yasal faizdir. Yasal faiz oranı, 31.07.2026 tarihinden itibaren yıllık %31 olarak uygulanmaktadır. Bu tarihten önceki uyuşmazlık dönemleri için ise 01.06.2024 – 30.07.2026 tarihleri arasında geçerli olan yıllık %24 oranı esas alınır. Eğer alacaklarınızı bu güncel oranlar üzerinden dönem dönem hesaplamak isterseniz faiz hesaplama aracımızdan faydalanabilirsiniz.
Ticari işlerde uygulanan avans faiz oranı ise 01.01.2026 tarihinden itibaren yıllık %39,75 olarak belirlenmiştir. Görüldüğü üzere, yasal faiz ile ticari avans faizi arasında ciddi bir oran farkı bulunmaktadır. Adi ortaklık alacağında haksız yere yıllık %39,75 oranındaki avans faizinin talep edilmesi, mahkemece talebin aşan kısmının reddedilmesine sebep olacaktır.
Adi Ortaklık Alacaklarında Faiz İçin Temel Kurallar
Adi ortaklıktan kaynaklanan alacaklarda faiz türü ve başlangıcı belirlenirken şu hususlar öne çıkar:
- Tüzel Kişilik Yokluğu: Adi ortaklığın tüzel kişiliği ve kendi adına ticari işletmesi yoktur; bu nedenle ortakların iç ilişkiden doğan alacakları kural olarak adi nitelikte kabul edilir. Ortakların tacir olduğu ve ortaklığın ticari işletmeleriyle ilgili olduğu durumlar ayrıca değerlendirilmelidir.
- Sözleşmesel Faiz ve Sınırı: Ortaklar sözleşmede temerrüt faizi oranını kararlaştırabilir; sözleşmeyle belirlenen yıllık temerrüt faizi oranı, yasal faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz (TBK m.120). Sözleşmede oran belirlenmemişse yasal faiz uygulanır.
- Temerrüt Tarihinin Belirlenmesi: Tasfiye payı gibi miktarı tasfiye sonunda belirlenen alacaklarda borçlunun ne zaman temerrüde düştüğü somut olaya göre değerlendirilir. Faiz başlangıcını netleştirmenin en güvenli yolu usulüne uygun bir ihtardır.
Bu tür uyuşmazlıklarda, ortaklıktan ayrılan kişinin haklarının doğru belirlenmesi kritik bir aşamadır. Konuyla ilgili detaylı değerlendirmelere Şirket Ortaklığından Çıkma Payının Hesaplanması çalışmamızdan ulaşabilirsiniz.
Temerrüdün Başlangıcı ve Faiz Talebinde Usul Hataları
Adi ortaklık alacaklarında faizin ne zamandan itibaren işlemeye başlayacağı, davanın veya icra takibinin kaderini belirler. Bir ortağın diğer ortaktan alacaklı olduğunu ileri sürmesi tek başına faiz işletilmesi için yeterli değildir. Borçlunun temerrüde düşürülmesi gerekir. Temerrüt, genellikle noter kanalıyla gönderilecek usulüne uygun bir ihtarname ile borçluya makul bir süre tanınmasıyla gerçekleşir. İhtarnamede belirtilen sürenin dolduğu günü takip eden günden itibaren yasal faiz işletilebilir.
Eğer bir ihtarname gönderilmemişse, faiz başlangıç tarihi dava tarihi veya icra takibine başlandığı tarih olacaktır. Islah veya talep artırım dilekçeleriyle artırılan kısım yönünden ise faiz başlangıcı olarak ıslah tarihinin esas alınması gerektiği unutulmamalıdır. Dava açarken ya da icra takibi başlatırken faiz türünün "yasal faiz" olarak açıkça belirtilmesi, faiz türünün yanlış seçilmesinden kaynaklanacak usulü retlerin önüne geçer.
Sıkça Sorulan Sorular
Adi ortaklık sözleşmesinde ticari faiz uygulanacağı kararlaştırılabilir mi?
Ortaklar sözleşmede temerrüt faizi oranını kararlaştırabilir. Adi ortaklık ilişkisi kural olarak ticari iş sayılmadığından bu oran, yasal faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz (TBK m.120). Bu sınırı aşmayan bir oran, örneğin avans faizi oranına eşit bir oran geçerli şekilde kararlaştırılabilir.
Ortaklardan birinin tacir olması faiz türünü etkiler mi?
Kural olarak ortaklardan birinin tacir olması, iç ilişkiden doğan alacağı kendiliğinden ticari hâle getirmez. Ancak ortakların tacir olduğu ve ortaklığın onların ticari işletmeleriyle ilgili olduğu durumlarda işin ticari sayılması gündeme gelebilir; somut ilişki ayrıca değerlendirilmelidir.
Adi ortaklığın tasfiyesi davasında faiz başlangıcı ne zamandır?
Faiz başlangıcı borçlunun temerrüde düştüğü tarihe bağlıdır. Tasfiye payı gibi miktarı tasfiyeyle belirlenen alacaklarda bu tarih somut olaya göre değişebilir; ihtar çekilmesi ya da dava veya takip tarihi başlangıcı netleştirir.
Faiz oranları dava sürerken değişirse hangi oran uygulanır?
Faiz oranları dönem içinde değişebilir. Devam eden alacaklarda, her dönemin kendi yürürlükte olan faiz oranı esas alınarak kademeli hesaplama yapılır. Örneğin, 31.07.2026 öncesi dönem için yıllık %24, bu tarihten sonrası için ise yıllık %31 oranı üzerinden hesaplama gerçekleştirilir.
Hak Kayıplarını Önlemek İçin Somut Öneriler
Adi ortaklık ilişkilerinden doğan haklarınızı talep ederken dava dilekçesinde veya icra takip talebinde faiz türünü mutlaka "yasal faiz" olarak belirtin. Ticari avans faizi talebinde bulunmak, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin aleyhinize yüksek çıkmasına sebebiyet verecektir. Alacak miktarını ve faiz başlangıç tarihlerini netleştirmeden önce mutlaka noter vasıtasıyla muhataba ihtarname göndererek temerrüt tarihini kesinleştirin. Dönemsel faiz hesaplamalarında hata yapmamak adına güncel mevzuat verilerini ve yürürlük tarihlerini yakından takip edin.
