Temerrüt Kavramı ve İcra Takibinde Faizin Önemi
Borçlunun borcunu zamanında ifa etmemesi, borçlar hukuku anlamında temerrüt olarak adlandırılır. İcra takibinde faiz talep edebilmek için borçlunun temerrüde düşürülmüş olması şarttır. Hukuki dayanağı olmayan veya yanlış belirlenen bir faiz başlangıç tarihi, borçlunun ödeme emrine itiraz etmesine ve alacaklının icra mahkemesinde dava kaybetmesine yol açabilir. Bu nedenle, takibe konu alacağın niteliğine göre faiz başlangıcını doğru tespit etmek gerekir.
Para borçlarında temerrüt faizi talep edilebilmesi için borçlunun kusurlu olması veya alacaklının zarara uğradığını kanıtlaması gerekmez. Ancak faizin işlemeye başlayacağı an, borcun muaccel olduğu andan farklı olabilir. Bir borcun muaccel olması, o borcun talep edilebilir hale geldiğini gösterirken; temerrüt, borçlunun bu talebe rağmen borcunu ifa etmemekte direnmesi anlamına gelir.
Sözleşme ve İhtarnamede Temerrüt Tarihinin Tespiti
Türk Borçlar Kanunu uyarınca, borcun ifa edileceği gün taraflarca birlikte belirlenmişse veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri ihbarda bulunmuşsa, belirlenen günün geçmesiyle borçlu kendiliğinden temerrüde düşer. Sözleşmede kesin bir vade kararlaştırılmışsa, alacaklının borçluya ayrıca bir ihtarname göndermesine gerek yoktur. Bu durumda faiz başlangıç tarihi, kesin vadenin ertesi günüdür.
Sözleşmede kesin bir vade bulunmuyorsa, borçlunun temerrüde düşürülmesi için alacaklı tarafından usulüne uygun bir ihtarname gönderilmesi zorunludur. İhtarnamede borcun ödenmesi için makul bir süre verilmişse bu sürenin bitiminde, süre verilmemişse ihtarnamenin borçluya tebliğ edildiği tarihi takip eden günden itibaren faiz işletilebilir. İhtarname hazırlanırken hukuki hataların önüne geçmek ve tebliğ şartlarını doğru kurgulamak için Yapay Zeka ile Dilekçe ve Sözleşme Yazma aracımızdan destek alarak metinlerinizi optimize edebilirsiniz.
Faturaya Dayalı Alacaklarda Faiz Başlangıcı
Uygulamada en sık yapılan hatalardan biri, faturanın düzenlendiği tarihten itibaren doğrudan temerrüt faizi işletilmesidir. Yalnızca fatura düzenlenmesi ve borçluya tebliğ edilmesi, borçlunun temerrüde düşmesi için yeterli değildir. Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca, faturaya dayalı alacaklarda faiz başlangıcı için taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşmede kesin vade bulunmalı veya borçluya faturanın tebliğinden sonra ödeme yapması için ihtarname çekilerek temerrüde düşürülmelidir.
Eğer taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunuyorsa ve bakiye alacak üzerinden icra takibi başlatılacaksa, hesap kesim tarihi veya fatura tarihi doğrudan faiz başlangıcı olarak kabul edilemez. Bu konuda daha detaylı bilgi için Cari Hesap Sözleşmesi ve Bakiye Alacağın İspatı başlıklı yazımızı inceleyerek ispat şartlarını öğrenebilirsiniz.
Yasal Faiz ile Ticari Faiz Ayrımı ve Uygulanacak Oranlar
Alacağın niteliği, uygulanacak temerrüt faizinin türünü doğrudan belirler. Borçlu ve alacaklı arasındaki ilişki adi nitelikte ise yasal faiz; ticari bir iş veya ticari işletmeyi ilgilendiren bir durum söz konusu ise ticari temerrüt (avans) faizi talep edilmelidir. Yanlış faiz türünün talep edilmesi halinde, borçlunun icra dairesinde faiz oranına itiraz etme hakkı doğar.
Doğrulanmış güncel verilere göre, 31.07.2026 tarihinden itibaren geçerli olan yasal faiz oranı yıllık %31 olarak uygulanmaktadır. Bu tarihten önce, yani 01.06.2024 ile 30.07.2026 tarihleri arasında ise yasal faiz oranı yıllık %24 idi. Ticari işlerde avans ve temerrüt faizi oranı ise 01.01.2026 tarihinden itibaren yıllık %39,75 olarak belirlenmiştir. Bir önceki dönem olan 01.07.2025 ile 31.12.2025 arasında bu oran yıllık %44,25 olarak uygulanmaktaydı. Dönemler arasındaki bu değişiklikler, kademeli faiz hesabı yapılmasını zorunlu kılar.
İcra takibinde talep edilecek geçmiş günlere ait faiz tutarını hatasız belirlemek için Lawlera bünyesindeki faiz hesaplama aracını kullanarak güncel oranlar üzerinden dönemlik hesaplamalar gerçekleştirebilirsiniz.
Faiz Başlangıcında Dikkat Edilecek Üç Nokta
Faiz başlangıç tarihinin tespitinde hata yapılmaması için şu üç noktaya dikkat edilmelidir:
- İhtarın Tebliği ve İspatı: Temerrüt ihtarının borçluya ulaştığı tarih ispat edilebilmelidir. Tebliğ tarihi ispatlanamayan bir ihtara dayanılarak takip öncesi faiz istenmesi itiraz riskini artırır; bu durumda faiz başlangıcı olarak takip tarihi esas alınır.
- Fatura ve İtiraz Süresi: Faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemesi (TTK m.21/2) faturanın içeriğinin kabul edildiği anlamına gelir, ancak borçluyu kendiliğinden temerrüde düşürmez. Faturaya dayalı takiplerde ihtar yoksa faiz başlangıcı takip tarihidir. Bu hususta Faturaya İtiraz Süresi ve Cari Hesap Alacak Davalarında İspat kurallarının doğru değerlendirilmesi gerekir.
- Kısmi Dava ve Islah Tarihi: Kısmi davalarda veya belirsiz alacak davalarında, dava dilekçesinde talep edilen miktar için dava tarihi; ıslah edilen miktar için ise ıslah dilekçesinin verildiği tarih faiz başlangıcı olarak kabul edilir.
Sıkça Sorulan Sorular
İhtarname çekmeden icra takibi başlatırsam faiz isteyebilir miyim?
Evet, isteyebilirsiniz. Ancak borçluyu takip öncesinde temerrüde düşüren kesin bir vade veya ihtarname bulunmuyorsa, faiz başlangıç tarihi icra takibinin başlatıldığı (takip tarihi) gün olarak kabul edilir. Takip tarihinden öncesi için geçmiş gün faizi talep edilemez.
Faturanın vade tarihi faiz başlangıcı için kesin vade sayılır mı?
Faturanın üzerine tek taraflı olarak yazılan "Vade tarihi şu gündür" ibaresi, taraflar arasında yazılı bir anlaşma veya teamül yoksa borçluyu kendiliğinden temerrüde düşüren kesin vade niteliği taşımaz. Bu durumda temerrüt için ihtar çekilmeli veya takip tarihi esas alınmalıdır.
Takip devam ederken faiz oranları değişirse hangi oran uygulanır?
Temerrüt faizi oranları sabit kalmak zorunda değildir. Takip süresince faiz oranlarında yasal bir değişiklik meydana gelirse, her dönemin kendi yürürlükteki oranı uygulanır. Örneğin, 2026 yılındaki yasal faiz oranı değişiklikleri takibe dinamik olarak yansıtılmalıdır.
Borçlu faiz başlangıç tarihine nasıl itiraz edebilir?
Borçlu, kendisine tebliğ edilen ödeme emrine karşı yasal süresi içinde icra dairesine başvurarak faiz başlangıç tarihine ve işletilen faiz oranına açıkça itiraz edebilir. İtiraz üzerine icra takibi durur ve alacaklının takibin devamını sağlamak için dava açması gerekir.
Hak Kayıplarını Önlemek İçin Pratik Adımlar
İcra takibi başlatmadan önce, alacağın dayanağını oluşturan tüm belgeleri titizlikle inceleyin. Sözleşmede kesin bir vade bulunup bulunmadığını, faturaların tebliğ edilip edilmediğini kontrol edin. Eğer borçlu daha önce temerrüde düşürülmemişse, takip öncesinde noter kanalıyla usulüne uygun bir ihtarname göndererek kesin bir ödeme süresi tanımak, geçmişe etkili faiz hakkınızı koruma altına alacaktır. Takip talebi hazırlarken geçmiş gün faizini ve oranlarını dönemlerine göre ayırarak yazmak, borçlunun yapacağı olası faiz itirazlarının önüne geçecektir.
