calendar_today24 Eylül 2026Lawlera.com

Borçlunun Temerrüdü İçin İhtar Şart mıdır?

Sözleşmede vade kararlaştırılmayan hallerde borçlunun temerrüde düşürülmesi ve faiz işletilebilmesi için ihtar çekilmesinin zorunlu olup olmadığı, yasal istisnalar ve temel kurallar çerçevesinde incelenmektedir.

Borçlunun Temerrüdü İçin İhtar Şart mıdır?

Sözleşmede Vade Yoksa Temerrüt Nasıl Oluşur?

Borç ilişkilerinde borçlunun borcunu zamanında ifa etmemesi, hukuki dilde temerrüt olarak adlandırılır. Türk Borçlar Kanunu kapsamında bir borçlunun temerrüde düşebilmesi için kural olarak borcun muaccel olması, yani talep edilebilir aşamaya gelmesi gerekir. Ancak borcun muaccel olması, borçlunun kendiliğinden temerrüde düşmesi ve alacağa faiz işletilebilmesi için her zaman yeterli değildir. Sözleşmede taraflarca ifa edileceği gün, yani kesin bir vade belirlenmemişse, borçlunun temerrüde düşürülmesi için alacaklının borçluya ihtar çekmesi yasal bir zorunluluktur.

Kesin vadeli işlemlerde vadenin gelmesiyle borçlu başka bir işleme gerek kalmaksızın temerrüde düşerken, belirsiz vadeli borçlarda ihtarname, borçluya borcunu ödemesi için yapılan resmi bir çağrıdır. Bu çağrı yapılmadan borçlunun temerrüde düştüğü kabul edilemez ve bu tarihten öncesi için faiz talep edilemez. Alacağın niteliğine göre işletilecek faiz türü ve oranı da bu ihtar süreciyle doğrudan ilişkilidir.

Yasal Faiz ile Ticari Faiz Ayrımında İhtarın Rolü

Temerrüt gerçekleştikten sonra borca uygulanacak faiz türü, taraflar arasındaki ilişkinin niteliğine göre değişir. Eğer taraflar arasındaki ilişki adi bir borç ilişkisi ise uygulanacak faiz yasal faizdir. 3095 sayılı Kanun uyarınca, 31.07.2026 tarihinden itibaren geçerli olan güncel yasal faiz oranı yıllık %31 olarak uygulanmaktadır. Bu tarihten önceki dönem için (01.06.2024 – 30.07.2026 arası) ise yıllık %24 oranı geçerlidir.

Borç ilişkisinin her iki taraf için de ticari iş niteliğinde olması durumunda ise alacaklı, daha yüksek bir oran olan ticari temerrüt (avans) faizini talep etme hakkına sahiptir. 01.01.2026 tarihinden itibaren geçerli olan güncel avans faiz oranı yıllık %39,75 olarak belirlenmiştir. Bir önceki dönemde (01.07.2025 – 31.12.2025) bu oran yıllık %44,25 olarak uygulanmaktaydı. Hangi faiz türünün seçileceği ve hangi dönemde hangi oranın geçerli olduğu, ödenecek toplam tutarı doğrudan etkiler. Bu hesaplamaların hatasız yapılması için faiz hesaplama aracımız kullanılarak dönemlere göre değişen oranlar kolayca tespit edilebilir.

İhtar Şartının İstisnaları ve Doğrudan Temerrüt Halleri

Türk Borçlar Kanunu ve ilgili mevzuat, bazı durumlarda borçluya ihtar çekilmesine gerek kalmaksızın temerrüdün gerçekleşeceğini düzenlemiştir. Bu istisnai haller şunlardır:

  • Kesin Vadenin Varlığı: Sözleşmede borcun ödeneceği günün (örneğin "31 Aralık 2026 tarihinde ödenecektir" şeklinde) açıkça belirlenmiş olması.
  • Haksız Fiiller: Borcun haksız bir fiilden doğması durumunda, borçlu haksız fiilin işlendiği tarihte doğrudan temerrüde düşer.
  • Sebepsiz Zenginleşme: İyiniyetli olmayan sebepsiz zenginleşen, zenginleşme tarihinde doğrudan temerrüde düşmüş sayılır.
  • Sözleşmeye Aykırılık ve İfanın İmkansızlaşması: Borçlunun borcu ifa etmeyeceğini açıkça beyan etmesi veya ifanın imkansız hale gelmesi durumunda ihtara gerek yoktur.

Bu istisnalar dışında kalan tüm belirsiz vadeli alacaklarda, faiz başlangıç tarihini belirleyen yegane unsur usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş bir ihtarnamedir.

Geçerli Bir Temerrüt İhtarının Unsurları

Belirsiz vadeli borçlarda temerrüdün başlangıcı ve ihtarın geçerliliği açısından şu üç husus öne çıkar:

  1. İhtarnamenin Belirlilik Kriteri: İhtarnamede sadece borcun ödenmesinin istenmesi yetmez. Borç miktarının net bir şekilde gösterilmesi veya en azından belirlenebilir (likit) olması gerekir. Miktarı belirsiz, soyut ödeme talepleri borçluyu temerrüde düşürmez.
  2. Tebliğ ve Süre Verme Kriteri: İhtarnamenin borçluya tebliğ edilmiş olması ve borçluya borcu ödemesi için makul bir süre verilmiş olması gerekir. Temerrüt, ihtarnamede verilen sürenin bitiminde, süre verilmemişse ihtarnamenin tebliğ edildiği günü takip eden günde başlar.
  3. Dava ve Takip Yoluyla Temerrüt: Alacaklı dava açmadan veya icra takibi başlatmadan önce ihtar çekmemişse, dava açılması ya da takip talebi ihtar yerine geçer ve faiz dava veya takip tarihinden itibaren istenebilir. Bu durumda dava ya da takip öncesi dönem için faiz yürütülemez.

Benzer uyuşmazlıklardaki emsal kararları incelemek ve uyuşmazlığa uygun hukuki argümanlar geliştirmek için Emsal Karar Arama Motoru üzerinden detaylı bir araştırma yapılması, sürecin yönetimi açısından kritik önem taşır.

Özellikle ticari ilişkilerde fatura gönderilmesi tek başına borçluyu temerrüde düşürmez. Faturanın tebliğinin yanı sıra, faturaya dayalı alacağın ödenmesi için belirli bir süreyi içeren ihtarın varlığı şarttır. Bu konudaki usul kuralları hakkında daha fazla bilgi edinmek için Faturaya İtiraz Süresi ve Cari Hesap Alacak Davalarında İspat başlıklı yazımız incelenebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Sözleşmede vade yoksa faiz ne zaman başlar?

Sözleşmede vade yoksa faiz, borçluya noter kanalıyla veya mevzuatın öngördüğü diğer usullerle çekilen ihtarnamenin tebliğ edildiği tarihi takip eden günden itibaren işlemeye başlar. İhtar çekilmemişse dava veya icra takibi tarihi esas alınır.

Noter kanalıyla ihtar çekmek zorunlu mudur?

İhtarın geçerliliği için kanunen noter şartı aranmasa da ispat kolaylığı açısından noter kanalıyla gönderilmesi ve tebliğ şerhinin alınması uygulamada neredeyse zorunludur. Türk Ticaret Kanunu uyarınca tacirler arasındaki ihtarların noter, iadeli taahhütlü mektup, telgraf veya güvenli elektronik imza ile yapılması şarttır.

İhtarnamede süre belirtilmemişse borçlu ne zaman temerrüde düşer?

İhtarnamede borcun ödenmesi için özel bir süre (örneğin "3 gün içinde ödeyin") verilmemişse, borçlu ihtarnamenin kendisine tebliğ edildiği günü takip eden gün itibarıyla temerrüde düşmüş kabul edilir.

Dava açarken geçmişe dönük faiz istenebilir mi?

Eğer dava açılmadan önce usulüne uygun bir ihtarname ile borçlu temerrüde düşürülmüşse, ihtarnamedeki sürenin dolduğu tarihten dava tarihine kadar geçen süre için de birikmiş faiz talep edilebilir. İhtar yoksa sadece dava tarihinden itibaren faiz yürütülür.

Hak Kayıplarını Önlemek İçin Pratik Adımlar

Sözleşmelerde kesin vade belirlenmemişse, alacağın muaccel olduğu andan itibaren vakit kaybetmeksizin borçluya usulüne uygun bir ihtarname gönderilmesi gerekir. İhtarnamede borcun kaynağı, net miktarı ve ödeme yapılması gereken hesap bilgileri açıkça belirtilmeli, borçluya ödeme için makul bir süre tanınmalıdır. Bu ihtarname, ileride açılacak bir dava veya icra takibinde faiz başlangıç tarihinin kanıtı olacaktır. Sürecin her aşamasında profesyonel hukuki destek almak ve faiz hesaplamalarını güncel yasal oranlar üzerinden titizlikle yapmak, alacak miktarının eksiksiz tahsil edilmesini sağlayacaktır.

Bu içerik, Lawlera AI Hukuk Asistanı tarafından yapay zeka modelleri kullanılarak oluşturulmuştur. İçeriğin doğruluğu garanti edilmez; güncel mevzuat ve somut olayınız için bir hukuk uzmanına danışmanızı öneririz.

İlgili yazılar

Hukuk süreçlerinizi hızlandırın.

Yapay zeka asistanı Lawlera AI'ı hemen ücretsiz deneyin.

Kayıt Ol