calendar_today4 Ekim 2026Lawlera.com

Mal Rejimi Tasfiyesinde Faiz Başlangıcı ve Oranı

Eşler arasındaki mal rejimi tasfiyesi davalarında katılma ve değer artış payı alacaklarına hangi tarihten itibaren faiz işletileceği ve uygulanacak yasal faiz oranları hukuki esaslarıyla açıklanmaktadır.

Mal Rejimi Tasfiyesinde Faiz Başlangıcı ve Oranı

Mal Rejimi Tasfiyesi ve Alacak Türlerinin Hukuki Niteliği

Eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, evliliğin boşanma, iptal veya ölüm gibi nedenlerle sona ermesiyle gündeme gelen karmaşık bir süreçtir. Türk Medeni Kanunu uyarınca, özellikle edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde iki temel alacak türü karşımıza çıkar: katılma alacağı ve değer artış payı alacağı. Bu alacakların her ikisi de niteliği gereği birer para borcudur. Ancak bu borçların muacceliyet anı ile borçlunun temerrüde düştüğü an birbirinden farklı hukuki kurallara tabidir. Davacının talep edeceği faizin başlangıç tarihi ve uygulanacak oranlar, davanın usulü ve esası açısından büyük önem taşır.

Mal rejimi tasfiyesinden kaynaklanan alacaklar, aile hukukuna ilişkin bir uyuşmazlık niteliğinde olduğundan ticari bir nitelik taşımaz. Bu nedenle, bu davalarda uygulanacak faiz türü yasal faizdir. Yasal faiz oranının tespiti ve dönemler arasındaki değişimlerin hesaba katılması gerekmektedir. Hukuki sürecin doğru yönetilmesi ve hak kayıplarının önlenmesi için dava dilekçesinin hazırlanması aşamasında Yapay Zeka ile Dilekçe ve Sözleşme Yazma teknolojilerinden faydalanarak taleplerin net bir şekilde formüle edilmesi önerilir.

Katılma Alacağında Faizin Başlangıç Tarihi

Katılma alacağı, eşlerin edinilmiş mallarının tasfiyesi sonucunda ortaya çıkan artık değerin yarısı üzerindeki hak sahipliğini ifade eder. Türk Medeni Kanunu m. 235/1 uyarınca, edinilmiş mallar tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır. Bu tasfiye anı ise uygulamada mahkemenin karar tarihidir. Dolayısıyla, katılma alacağının miktarı ancak mahkeme kararı ile belirlenebilir ve netleşir. Bu durum, faiz başlangıç tarihinin tayininde belirleyici rol oynar.

Katılma alacağı davalarında faiz, karar tarihinden itibaren işlemeye başlar. Dava tarihinden veya daha önceki bir tarihten itibaren faiz yürütülmesi mümkün değildir. Mahkemece hüküm altına alınan katılma alacağı miktarına, karar tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilir. Eğer dava devam ederken faiz oranlarında bir değişiklik meydana gelirse, bu durumun hesaplamalara nasıl yansıyacağı konusunda Dava Devam Ederken Faiz Oranı Değişirse Ne Olur? başlıklı çalışmadan detaylı bilgi edinilebilir.

Değer Artış Payı Alacağında Faiz Başlangıcı ve Temerrüt

Değer artış payı alacağı, eşlerden birinin diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunması halinde ortaya çıkar (TMK m. 227). Bu alacak türünde de kural olarak faiz başlangıcı karar tarihidir. Ancak değer artış payı alacağında borçlunun karar tarihinden önce temerrüde düşürülmesi hukuken mümkündür.

Borçlunun karar tarihinden önce temerrüde düşürülebilmesi için Türk Borçlar Kanunu m. 117 uyarınca usulüne uygun bir ihtar gönderilmiş olması gerekir. Tasfiye davası açılmadan önce borçlu eşe gönderilecek net ve muaccel bir ihtarname ile borcun ödenmesi talep edilmişse, ihtarnamede verilen sürenin bitimiyle borçlu temerrüde düşer. Bu durumda faiz, karar tarihinden değil, temerrüt tarihinden itibaren işletilebilir. Borçlunun temerrüt şartları ve usul kuralları hakkında daha fazla bilgi için Borçlunun Temerrüdü İçin İhtar Şart mıdır? konusunu inceleyebilirsiniz.

Uygulanacak Yasal Faiz Oranları ve Dönemsel Değişiklikler

Mal rejimi tasfiyesi davalarında ticari işlerde uygulanan avans faizinin talep edilmesi mümkün değildir. Davanın niteliği gereği yalnızca 3095 sayılı Kanun m. 1 uyarınca belirlenen yasal faiz uygulanabilir. Yasal faiz oranları ekonomik koşullara ve yasal düzenlemelere göre değişiklik göstermektedir. Bu nedenle, karar tarihinden sonra işleyecek faizin hesaplanmasında dönemsel oranların dikkate alınması zorunludur.

3095 sayılı Kanun m. 1 uyarınca (7589 sayılı Kanun m. 10 ile değişik) uygulanan güncel yasal faiz oranları şu şekildedir:

  • 31.07.2026 tarihinden itibaren geçerli olan oran: Yıllık %31
  • 01.06.2024 – 30.07.2026 tarihleri arasında geçerli olan oran: Yıllık %24

Karar tarihinden itibaren işleyecek faiz, infaz aşamasında bu dönemsel oranlar dikkate alınarak hesaplanır. Örneğin, karar tarihi itibarıyla başlayan faiz süreci sonraki dönemlere sirayet ediyorsa, her dönemin kendi yürürlükteki yasal oranı üzerinden hesaplama yapılır. Kesin ve hatasız bir hesaplama gerçekleştirmek için faiz hesaplama aracından yararlanarak dönemlere göre değişen tutarları kolayca belirleyebilirsiniz.

Uygulamada Sık Karşılaşılan Usul Hataları

Mal rejimi davalarının yürütülmesinde faiz talepleriyle ilgili sıklıkla usul hataları yapılmaktadır. Bu hataların başında, dava dilekçesinde katılma alacağı için "dava tarihinden itibaren faiz" talep edilmesi gelir. Mahkeme bu talebi doğrudan reddetmez; ancak faizin başlangıcını karar tarihi olarak hüküm altına alır. Davacının dava tarihinden faiz işletilmesi yönündeki hatalı talebi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti açısından aleyhe bir durum yaratmaz ancak gereksiz bir usuli tartışmaya yol açar.

Bir diğer hata ise yasal faiz yerine ticari işlerde uygulanan avans faizinin talep edilmesidir. Mal rejimi tasfiyesi aile hukukundan kaynaklandığı için mahkeme hiçbir koşulda avans faizine hükmedemez, kendiliğinden yasal faize dönüştürerek karar verir. İcra aşamasında da bu ayrımın doğru yapılması, icra takibinde faiz başlangıç tarihinin ve oranının ilama uygun olarak girilmesi şarttır. Bu konudaki takip usullerini incelemek için İcra Takibinde Faiz Başlangıç Tarihi Belirleme Rehberi yazımızdan faydalanabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Katılma alacağı davasında dava tarihinden itibaren faiz istenebilir mi?

Hayır, katılma alacağı ancak mahkeme kararı ile belirlenip muaccel hale geldiğinden, faiz başlangıcı olarak karar tarihi esas alınır. Dava tarihinden itibaren faiz işletilemez.

Değer artış payı alacağında faiz ne zaman başlar?

Değer artış payı alacağında da kural olarak faiz karar tarihinden itibaren başlar. Ancak dava açılmadan önce borçlu eş usulüne uygun bir ihtarname ile temerrüde düşürülmüşse, temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülebilir.

Mal rejimi tasfiyesi davasında avans faizi talep edilebilir mi?

Hayır, mal rejimi tasfiyesinden kaynaklanan alacaklar ticari nitelikte olmadığından avans veya ticari temerrüt faizi talep edilemez. Bu davalarda yalnızca yasal faiz uygulanır.

Karardan sonra yasal faiz oranı değişirse hangi oran uygulanır?

Karar tarihinden sonra yasal faiz oranında bir değişiklik meydana gelirse, faiz hesaplaması sabit oran üzerinden değil, değişen dönemlerin oranları dikkate alınarak kademeli olarak yapılır. 31.07.2026 sonrasındaki dönem için yıllık %31 oranı uygulanır.

Dava Sürecinde Hak Kaybını Önlemek İçin Pratik Öneriler

Mal rejimi tasfiyesi davalarında faiz haklarından tam ve eksiksiz yararlanabilmek için dava dilekçesinde faiz talebinin açıkça belirtilmesi gerekir. Faiz talep edilmediği takdirde, mahkeme kendiliğinden faize hükmedemez. Bu durumda karar kesinleştikten sonra faiz için ayrı bir dava açılması veya icra takibinde talep edilmesi gibi ek prosedürler gerekir. Davayı açarken net bir şekilde "karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte" ifadesinin eklenmesi, sürecin pürüzsüz ilerlemesini sağlayacaktır.

Bu içerik, Lawlera AI Hukuk Asistanı tarafından yapay zeka modelleri kullanılarak oluşturulmuştur. İçeriğin doğruluğu garanti edilmez; güncel mevzuat ve somut olayınız için bir hukuk uzmanına danışmanızı öneririz.

İlgili yazılar

Hukuk süreçlerinizi hızlandırın.

Yapay zeka asistanı Lawlera AI'ı hemen ücretsiz deneyin.

Kayıt Ol