Bir kişinin hukuka aykırı ve kusurlu bir eylemiyle başka bir kişiye zarar vermesi, Türk Borçlar Kanunu kapsamında haksız fiil olarak nitelendirilir. Haksız fiil neticesinde meydana gelen zararların giderilmesi amacıyla açılan tazminat davalarında, asıl alacak tutarı kadar bu alacağa işletilecek faiz de büyük bir öneme sahiptir. Zararın meydana geldiği tarih ile yargılamanın bittiği ve tahsilatın yapıldığı tarih arasında geçen sürede paranın uğradığı değer kaybını önlemek, faiz isteminin temel gerekçesidir.
Hukuk uygulamasında haksız fiile dayalı tazminat taleplerinde faizin ne zaman başlayacağı ve hangi faiz türünün talep edilmesi gerektiği hususunda sıklıkla usul hataları yapılmaktadır. Doğru faiz türünün seçilmemesi veya faiz başlangıç tarihinin yanlış gösterilmesi, hak sahiplerinin ciddi mali kayıplara uğramasına yol açar.
Haksız Fiillerde Temerrüt ve Faizin Başlangıç Anı
Türk Borçlar Kanunu genel hükümlerine göre borçlunun temerrüde düşmesi için kural olarak bir ihtarın varlığı aranmaktadır. Ancak bu kuralın en önemli istisnası haksız fiillerdir. Türk Borçlar Kanunu m.117/2 uyarınca, haksız fiilin işlendiği tarihte borçlu, herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın kendiliğinden temerrüde düşer. Dolayısıyla haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacaklarında faizin başlangıç tarihi, haksız fiilin gerçekleştiği gündür.
Uygulamada haksız işgal (ecrimisil), mala zarar verme, trafik kazasından kaynaklanan cismani veya maddi zararlar gibi durumlarda faiz, eylemin yapıldığı veya kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işletilmelidir. Örneğin, bir taşınmazın haksız işgali söz konusu olduğunda, her döneme ait haksız işgal tazminatı için faiz başlangıcı, o dönemin sonu veya işgalin başladığı tarih esas alınarak belirlenir. Bu konuda usulüne uygun talepler oluşturulurken Ecrimisil Davası ve Haksız İşgal Tazminatı Kriterleri çerçevesinde hareket etmek hak kayıplarını engelleyecektir.
Eğer zarar tek bir anda meydana gelmeyip zamana yayılmışsa veya kesinleşmesi belirli bir süreci gerektiriyorsa, her bir somut zararın gerçekleştiği an ayrı bir faiz başlangıç tarihi olarak kabul edilir. Davacının dava dilekçesinde faiz başlangıcını "haksız fiil tarihi" olarak açıkça belirtmesi şarttır. Aksi takdirde, mahkeme talep aşımı yasağı gereği dava tarihinden itibaren faize hükmedebilir.
Uygulanacak Faiz Türünün Belirlenmesi: Yasal ve Ticari Faiz Ayrımı
Haksız fiilden doğan tazminat borçlarında hangi faiz türünün uygulanacağı, tarafların sıfatına ve haksız fiilin niteliğine göre belirlenir. Bu noktada temel ayrım yasal faiz ile ticari işlerde uygulanan avans faizidir. Hangi faiz türünün seçileceği davanın seyrini ve tahsil edilecek tutarı doğrudan etkilemektedir. Konuya dair ayrıntılı bir değerlendirme için Ticari Alacakta Faiz Seçimi: Avans mı Yasal mı? başlıklı çalışmamız incelenebilir.
Yasal Faiz Uygulaması
Haksız fiilin tarafları arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmuyorsa, eylem ticari bir işletmenin faaliyetleri kapsamında gerçekleşmemişse veya haksız fiile karışan araçlar hususi nitelikteyse uygulanacak faiz türü kanuni (yasal) faizdir. 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun m.1 uyarınca belirlenen yasal faiz oranı, 30.07.2026 tarihine kadar yıllık %24 iken, 7589 sayılı Kanun m.10 ile yapılan değişiklik neticesinde 31.07.2026 tarihinden itibaren yıllık %31 olarak uygulanmaktadır.
Ticari Temerrüt (Avans) Faiz Uygulaması
Haksız fiilin taraflarından en az birinin ticari işletmesiyle ilgili olması veya haksız fiile sebebiyet veren eylemin ticari bir iş niteliği taşıması durumunda, zarar gören taraf daha yüksek bir oran olan avans faizini talep etme hakkına sahiptir. Örneğin, bir ticari aracın karıştığı kazada zarar gören kişi, haksız fiil tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi isteyebilir. 3095 sayılı Kanun m.2/2 uyarınca uygulanan ticari işlerde avans faiz oranı 01.01.2026 tarihinden itibaren yıllık %39,75 olarak belirlenmiştir. Bir önceki dönemde bu oran yıllık %44,25 olarak uygulanmaktaydı.
Dava dilekçesinde sadece "temerrüt faizi" veya "yasal faiz" denilmesi halinde avans faizine hükmedilemez. Bu nedenle, ticari nitelikteki haksız fiillerde açıkça "avans faizi" talep edilmelidir. Hak sahipleri, dava veya icra aşamasında alacak kalemlerine yürütecekleri faiz tutarlarını güncel oranlar üzerinden faiz hesaplama aracımızı kullanarak kolayca tespit edebilirler.
Dava ve İcra Takibinde Faiz Talebi ve Süreç Yönetimi
Haksız fiile dayalı tazminat davalarında, dava açılmadan önce borçluya ihtarname gönderilmesi zorunlu olmasa da taraflar arasındaki uyuşmazlığı dava yoluna gitmeden çözmek için ihtarname gönderilmesi tercih edilebilir. İhtarname hazırlanırken hukuki dilin doğru kurulması ve taleplerin net ifade edilmesi gerekir. Bu süreçte profesyonel bir metin oluşturmak adına Yapay Zeka ile Dilekçe ve Sözleşme Yazma desteğinden faydalanılması, süreçteki teknik hataları en aza indirecektir.
Dava açılırken faiz talebinin tereddüde yer vermeyecek şekilde formüle edilmesi şarttır. Kısmi dava veya belirsiz alacak davası açılması durumunda faiz başlangıç tarihleri farklılık gösterebilir. Ancak haksız fiillerde, alacağın belirsiz olması durumunda dahi faiz, davanın açıldığı tarihten değil, haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Davanın kabulü halinde mahkeme, hüküm fıkrasında her bir alacak kalemi için faiz başlangıç tarihini ve faiz türünü açıkça belirtmek zorundadır.
Elde edilen ilamın icra takibine konu edilmesi aşamasında da faiz hesaplamasının titizlikle yapılması gerekir. İcra müdürlüğü, ilamda yazılı olan faiz başlangıç tarihini ve faiz türünü aynen uygulamakla yükümlüdür. İlamda "haksız fiil tarihinden itibaren yasal faiz" yazıyorsa, takip talebinde bu tarihten itibaren geçerli olan kademeli faiz oranları dikkate alınmalıdır. İcra takiplerindeki faiz süreçlerine ilişkin usul kuralları hakkında daha fazla bilgiye İcra Takibinde Faiz Başlangıç Tarihi Belirleme Rehberi üzerinden ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Haksız fiilde faiz istemek için borçluya ihtar çekmek şart mıdır?
Hayır, Türk Borçlar Kanunu m.117/2 uyarınca haksız fiillerde borçlu, fiilin işlendiği tarihte kendiliğinden temerrüde düşer. Dolayısıyla faiz işletilmesi için ayrıca ihtarname gönderilmesi şart değildir.
Dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihi belirtilmezse ne olur?
Davacının dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihini açıkça belirtmemesi veya "dava tarihinden itibaren" faiz talep etmesi halinde, mahkeme talep aşımı yasağı gereğince fiil tarihinden itibaren faize hükmedemez. Faiz ancak dava tarihinden itibaren başlatılır.
Trafik kazalarında faiz başlangıcı kaza tarihi midir, sigortaya başvuru tarihi mi?
Haksız fiil sorumlusu olan sürücü ve araç işleteni yönünden faiz başlangıcı kaza (haksız fiil) tarihidir. Ancak sigorta şirketi yönünden temerrüt, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılıp kanuni ödeme süresinin dolduğu tarihte gerçekleşir.
Dava devam ederken faiz oranlarının değişmesi hesaplamayı nasıl etkiler?
Faiz oranları sabit kalmayıp dönem içinde değişebilir. Hesaplama yapılırken sabit bir oran üzerinden değil, faizin işlediği her bir dönem için o dönemde yürürlükte olan yasal veya ticari faiz oranları kademeli olarak uygulanmalıdır.
Zararın Eksiksiz Tazmini İçin Pratik Öneriler
Haksız fiilden doğan maddi ve manevi zararların tazmini talebiyle mahkemeye başvururken, hak kaybına uğramamak adına dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihinin "fiil tarihi" olarak yazıldığından emin olunmalıdır. Fiilin tarafları arasında ticari bir nitelik bulunup bulunmadığı titizlikle incelenmeli, eğer ticari bir durum mevcutsa yasal faiz yerine çok daha yüksek olan avans faizi talep edilmelidir. Ayrıca, yargılama sürecinde faiz oranlarında meydana gelen yasal değişiklikler takip edilerek, icra aşamasında kademeli hesaplama yapılmasına dikkat edilmelidir.
