calendar_today3 Ekim 2026Lawlera.com

Arabulucuya Gitmeden Dava Açmanın Maliyeti ve Sonuçları

Dava şartı arabuluculuk kapsamında olan bir uyuşmazlıkta arabulucuya başvurmadan doğrudan dava açılması, davanın usulden reddine yol açar. Bu durumda davacı, tüm yargılama giderlerini ve arabuluculuk ücretini tek başına üstlenmek zorunda kalır.

Arabulucuya Gitmeden Dava Açmanın Maliyeti ve Sonuçları

Dava Şartı Arabuluculuğun Hukuki Niteliği

Türk hukuk sisteminde, yargının iş yükünü azaltmak ve uyuşmazlıkların dostane yollarla çözülmesini sağlamak amacıyla belirli dava türleri için arabuluculuk süreci zorunlu kılınmıştır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A uyarınca, kanunlarda dava şartı olarak kabul edilen hallerde, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması bir dava şartıdır. Bu usuli zorunluluk yerine getirilmeden doğrudan mahkemeye gidilmesi, davanın esasına girilmesini engeller.

Dava şartı arabuluculuk, işçi-işveren uyuşmazlıkları, ticari davalar, tüketici uyuşmazlıkları ve kira ilişkisinden kaynaklanan davalar gibi geniş bir alanda uygulanmaktadır. Davacının, dava açarken arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemesi zorunludur. Bu belgenin sunulmaması halinde mahkeme, davacıya son tutanağı sunması için bir haftalık kesin süre verir. Bu sürede de belgenin sunulmaması veya arabulucuya hiç başvurulmadığının anlaşılması halinde dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir.

Arabulucuya Gitmeden Dava Açmanın Usuli ve Mali Sonuçları

Dava şartı olan bir konuda arabuluculuk sürecini işletmeden dava açılması, davacı için ciddi bir mali külfet doğurur. Mahkeme, davanın usulden reddine karar verdiğinde, yargılama giderlerini ve harçları davacı üzerinde bırakır. Karşı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirmişse, davacı aleyhine vekalet ücretine de hükmedilir. Bu durum, hak aramaya çalışırken henüz işin başında ciddi bir maddi kayba uğranması anlamına gelir.

Bununla birlikte, en önemli mali sonuçlardan biri de arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesidir. Normal şartlarda arabuluculuk süreci işletilip anlaşmazlıkla sonuçlansaydı, ilk iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacaktı. Ancak dava şartı yerine getirilmeden dava açılması ve davanın usulden reddedilmesi durumunda, adliye arabuluculuk bürosu tarafından ödenen veya ödenmesi gereken arabuluculuk ücreti bir yargılama gideri olarak doğrudan davacıdan tahsil edilir.

Dava Türlerine Göre Anlaşmazlık Halinde Bütçeden Ödenen Ücretler

Dava şartı arabuluculuk sürecinde taraflar anlaşamazlarsa, 2026 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi (RG 26.12.2025 / 33119) gereğince ilk iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Bu ödeme, ileride davayı kaybeden taraftan yargılama gideri olarak tahsil edilmek üzere bütçeden karşılanır. Ancak doğrudan dava açıp usulden ret alan davacı, bu ücretin tamamından tek başına sorumlu olur. 2026 yılı tarifesine göre iki tarafın katıldığı uyuşmazlıklarda, arabulucunun iki saatlik ücreti uyuşmazlık türlerine göre şu şekildedir:

  • İşçi-işveren uyuşmazlıkları: Taraf başına saatlik 1.130 TL olmak üzere, arabulucunun iki saatlik toplam ücreti 4.520 TL olarak bütçeden ödenir.
  • Ticari uyuşmazlıklar: Taraf başına saatlik 1.500 TL olmak üzere, iki saatlik toplam ücret 6.000 TL olarak bütçeden ödenir.
  • Kira, kat mülkiyeti, komşu hukuku ve ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıkları: Taraf başına saatlik 1.170 TL olmak üzere, iki saatlik toplam ücret 4.680 TL olarak bütçeden ödenir.
  • Tüketici, aile ve diğer uyuşmazlıklar: Taraf başına saatlik 1.000 TL olmak üzere, iki saatlik toplam ücret 4.000 TL olarak bütçeden ödenir.

Arabulucuya başvurmadan dava açıp davası reddedilen kişi, yukarıda belirtilen ve uyuşmazlık türüne göre değişen bu tutarları yargılama gideri olarak devlete ödemekle yükümlü tutulur. Bu nedenle dava açmadan önce sürecin doğru planlanması ve gerekirse bir arabuluculuk ücreti hesaplama aracı vasıtasıyla olası maliyetlerin önceden öngörülmesi büyük önem taşır.

Arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşması durumunda ödenecek ücretlerin tespiti için ise Arabuluculukta Anlaşma Halinde Yüzde Kaç Ücret Ödenir? başlıklı makalemiz incelenebilir.

Tüketici Uyuşmazlıklarında Özel Durum ve İstisna

Tüketici hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda arabuluculuk süreci genel olarak dava şartıdır. Ancak 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.73/A uyarınca, tüketici hakem heyetlerinin görev alanına giren uyuşmazlıklarda arabuluculuğa başvuru bir dava şartı değildir. Tüketiciler, hakem heyeti sınırları dahilindeki talepleri için doğrudan tüketici hakem heyetine başvurmalıdır. Bu uyuşmazlıklar için mahkemeye gidilmesi veya arabulucuya başvurulması zorunlu tutulmamıştır.

Tüketici mahkemesinin görev alanına giren ve dava şartı arabuluculuğa tabi olan diğer konularda ise süreç işletilmeden dava açılırsa yine usulden ret ve mali sorumluluklar gündeme gelecektir. Tüketici uyuşmazlıklarındaki bu ince ayrım ve muafiyet sınırları hakkında detaylı bilgiye ulaşmak için Tüketici Arabuluculuk Ücreti ve Muafiyet Sınırları yazımıza göz atabilirsiniz.

Uygulamada Sık Karşılaşılan Usul Hataları

Uygulamada, davanın usulden reddedilmesine ve gereksiz maliyetlere katlanılmasına yol açan en yaygın hata, uyuşmazlığın niteliğinin yanlış teşhis edilmesidir. Örneğin, bir alacağın ticari dava niteliğinde olup olmadığı veya iş hukuku kapsamında kalıp kalmadığı konusunda yapılan hatalar, arabulucuya gitmeden dava açılmasına neden olabilmektedir. Mahkeme, uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuğa tabi olduğunu tespit ettiği an, esasa girmeden davayı sonlandıracaktır.

Bir diğer hata ise arabuluculuk sürecine katılmamaktır. 6325 sayılı Kanun m.18/A-11 uyarınca, geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekalet ücretine de hükmedilemez. Bu nedenle, arabuluculuk davetine icabet etmek sadece usuli bir görev değil, aynı zamanda mali riskleri yönetmenin de en temel yoludur. Bu konudaki detaylı mali sorumluluk esasları için Arabuluculukta Anlaşamama Halinde Ücreti Kim Öder? makalemiz yol gösterici olacaktır.

Dava açma aşamasında ödenecek harçların ve gider avansının doğru hesaplanması da usuli hataların önüne geçer. Bu kapsamda dava açılış maliyetlerini netleştirmek için gider avansı hesaplama sistemimizden yararlanabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Arabulucuya gitmeden dava açarsam ne olur?

Dava şartı arabuluculuk kapsamında olan bir uyuşmazlıkta arabulucuya başvurmadan doğrudan dava açılması halinde, mahkeme davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Bu durumda tüm mahkeme harçları, giderleri ve karşı tarafın vekalet ücreti üzerinizde kalır.

Dava şartı nedeniyle reddedilen davada arabuluculuk ücretini kim öder?

Davanın usulden reddedilmesi halinde, Adalet Bakanlığı bütçesinden arabulucuya ödenen ilk 2 saatlik ücret, yargılama gideri olarak davacıya yükletilir ve davacıdan tahsil edilir.

Arabuluculuk anlaşma belgesi doğrudan icra edilebilir mi?

Arabuluculuk faaliyetinin sonunda düzenlenen anlaşma belgesi, taraflar, avukatları ve arabulucu tarafından birlikte imzalanmışsa, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın doğrudan ilam niteliğindedir. Ancak taraflardan birinin veya avukatının imzası eksikse, mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alınması zorunludur.

Hangi davalarda arabuluculuk zorunlu değildir?

Dava şartı arabuluculuk kapsamında olmayan genel hukuk davalarında, tüketici hakem heyetlerinin görev sınırları içinde kalan uyuşmazlıklarda ve kanunda açıkça istisna tutulan hallerde arabulucuya gitme zorunluluğu bulunmamaktadır.

Hak Kayıplarını ve Gereksiz Maliyetleri Önleme Stratejisi

Dava açma niyetinde olan her hak sahibinin, öncelikle uyuşmazlığın zorunlu arabuluculuk kapsamında olup olmadığını titizlikle incelemesi gerekir. Kanunun emredici hükümlerine aykırı davranarak doğrudan mahkemeye başvurmak, hem zaman kaybına hem de yüksek yargılama giderleri ile arabuluculuk ücretlerini tek başına üstlenme riskine yol açar. Hak kaybı yaşamamak adına, uyuşmazlık konusunun yasal çerçevesini doğru belirlemek ve arabuluculuk sürecini usulüne uygun şekilde tamamlayarak gerekirse son tutanakla birlikte mahkemeye başvurmak en güvenli hukuki stratejidir.

Bu içerik, Lawlera AI Hukuk Asistanı tarafından yapay zeka modelleri kullanılarak oluşturulmuştur. İçeriğin doğruluğu garanti edilmez; güncel mevzuat ve somut olayınız için bir hukuk uzmanına danışmanızı öneririz.

İlgili yazılar

Hukuk süreçlerinizi hızlandırın.

Yapay zeka asistanı Lawlera AI'ı hemen ücretsiz deneyin.

Kayıt Ol