Kısmi Kabul ve Kısmi Reddin Hukuki Çerçevesi
Hukuk davalarında tarafların talep ettikleri hakların mahkemece sadece belirli bir bölümünün haklı bulunması, geri kalan kısmının ise reddedilmesi durumuna kısmen kabul kısmen ret denir. Bu karar türü, yargılama giderlerinin ve bu giderlerin en önemli unsurlarından biri olan karşı taraf vekalet ücretinin taraflar arasında nasıl paylaştırılacağı sorusunu beraberinde getirir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.326/2 uyarınca, davada iki taraf da kısmen haklı çıkarsa, mahkeme yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Vekalet ücreti de bu kapsamda taraflara karşılıklı olarak yükletilir.
Uygulamada en sık yapılan usul hatası, reddedilen kısım üzerinden davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin, davacının elde ettiği kazanımı tamamen ortadan kaldıracak şekilde adaletsiz hesaplanmasıdır. Bu dengesizliği önlemek adına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) özel sınırlamalar getirmiştir. Davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi halinde, her iki tarafın kendisini vekil ile temsil ettirdiğini varsaydığımızda, mahkeme hem davacı lehine kabul edilen miktar üzerinden hem de davalı lehine reddedilen miktar üzerinden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmetmek zorundadır.
Hukuki süreçlerin karmaşıklığı ve hak kayıplarını önlemek adına, davanın açılmasından kararın kesinleşmesine kadar olan tüm aşamalarda vekalet ücreti hesaplama işlemlerinin güncel tarifeye uygun yapılması kritik önem taşır.
Nispi ve Maktu Ücret Ayrımında Hesaplama Kuralları
Kısmen kabul kısmen ret durumunda vekalet ücreti hesaplanırken davanın konusu büyük önem taşır. Konusu para veya para ile değerlendirilebilen bir değer olan davalarda nispi vekalet ücreti uygulanır. Bu kapsamda, kabul edilen miktar üzerinden davacı lehine, reddedilen kısım üzerinden ise davalı lehine nispi tarifeye göre ücret hesaplanır. 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren 2025-2026 dönemi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca nispi vekalet ücreti dilimleri şu şekilde uygulanmaktadır:
- İlk 600.000 TL için %16
- Sonraki 600.000 TL için %15
- Sonraki 1.200.000 TL için %14
- Sonraki 1.200.000 TL için %13
- Sonraki 1.800.000 TL için %11
- Sonraki 2.400.000 TL için %8
- Sonraki 3.000.000 TL için %5
- Sonraki 3.600.000 TL için %3
- Sonraki 4.200.000 TL için %2
- Sonrası için %1
Burada iki sınır birlikte uygulanır. Birincisi, hükmedilen vekalet ücreti kabul veya reddedilen miktarı geçemez (AAÜT m.13/2). İkincisi, davanın kısmen reddi nedeniyle davalı lehine hükmedilecek vekalet ücreti, davacı lehine kabul edilen kısım için belirlenen vekalet ücretini aşamaz. Bu kural, davacının davasını kısmen kazanmasına rağmen davalı vekiline ödeyeceği ücretin kendi lehine hükmedilenden fazla olmasını engeller.
Örneğin, asliye hukuk mahkemesinde açılan bir tazminat davasında talebin bir kısmı reddedildiğinde, reddedilen miktar üzerinden hesaplanacak nispi vekalet ücreti, ilgili mahkemenin maktu vekalet ücreti olan 45.000 TL sınırını aşmıyorsa veya tarifenin koruyucu sınırlarına takılıyorsa, mahkeme doğrudan bu maktu limitleri ve koruyucu kuralları gözeterek hüküm kurmak zorundadır.
Uygulamada Dikkat Edilecek Noktalar ve Hakkaniyet İndirimleri
Yargılama sürecinde bazı alacak kalemlerinde mahkemenin takdir yetkisini kullanarak indirim yapması durumunda, vekalet ücretinin nasıl bölüşüleceği hususu özel bir ihtimam gerektirir. Özellikle iş hukukunda fazla mesai alacağı ve ispat kriterleri değerlendirilirken mahkemelerce yapılan hakkaniyet indirimleri (taktiri indirim) bu durumun en net örneğidir. Yerleşik uygulamada, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarından mahkemece takdiri indirim yapılması halinde, reddedilen bu indirim miktarı üzerinden davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilemez.
Benzer şekilde, borçlunun temerrüde düşmesiyle başlayan süreçlerde talep edilen faizlerin hesaplanması da davaların kısmen kabul veya reddine neden olabilir. Davacıların hak kaybına uğramaması adına faiz başlangıç tarihlerini ve oranlarını doğru belirlemeleri gerekir; aksi takdirde reddedilen faiz talepleri de vekalet ücreti bölüşümünde aleyhe sonuç doğurabilir.
Gelecek dönemlerde geçerli olacak tarifeler hakkında bilgi edinmek ve resmi süreçleri takip etmek için AAÜT 2025-2026 sayfamızı inceleyebilir, bir sonraki dönem için yayımlanacak olan 2026-2027 dönemi AAÜT resmi duyurularını takip edebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Kısmen kabul kısmen ret durumunda vekalet ücretleri takas edilebilir mi?
Hayır. Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinin son fıkrası uyarınca karşı taraf vekalet ücreti avukata aittir ve iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez. Bu nedenle taraflar lehine karşılıklı hükmedilen vekalet ücretleri birbirinden mahsup edilemez.
Reddedilen miktar maktu ücretin altındaysa davalıya ne kadar vekalet ücreti verilir?
AAÜT m.13/2 uyarınca, reddedilen miktar üzerinden hesaplanan nispi vekalet ücreti maktu ücretin altında kalsa dahi, davalı lehine hükmedilecek ücret reddedilen miktarın kendisini aşamaz. Yani reddedilen miktar 10.000 TL ise, davalı lehine en fazla 10.000 TL vekalet ücretine hükmedilebilir.
Manevi tazminat davalarında kısmi reddin vekalet ücretine etkisi nedir?
Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden tarifenin nispi dilimlerine göre belirlenir. Davanın kısmen reddi halinde davalı lehine hükmedilecek ücret, davacı lehine belirlenen ücreti geçemez.
Arabuluculuk aşamasında anlaşamayıp dava açarsak vekalet ücreti nasıl bölüşülür?
Dava öncesi zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamaması üzerine açılan davada kısmen kabul kısmen ret kararı verilirse, yargılama gideri olan arabuluculuk ücreti de tarafların davadaki haklılık oranına göre paylaştırılır.
Hak Kayıplarını Önlemek İçin Pratik Öneriler
Davanızı ikame etmeden önce talep edeceğiniz miktarları somut delillere dayandırmak, davanın kısmen reddedilme ihtimalini düşürerek karşı tarafa vekalet ücreti ödeme riskinizi minimize eder. Özellikle belirsiz alacak davası açma imkanı bulunan hallerde bu usulü tercih etmek, davanın başında yüksek harç ödemenizi ve olası bir kısmi ret durumunda ağır vekalet ücretleri ile karşılaşmanızı engeller. Karar aşamasından sonra ise mahkeme gerekçeli kararındaki hesaplama hatalarını kontrol etmek, istinaf kanun yoluna başvururken haklarınızı korumanın en pratik yoludur.
