calendar_today15 Ekim 2026Lawlera.com

10 Yıllık Kiracı Nasıl Çıkarılır? İhtar ve Dava Rehberi

Konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinde 10 yıllık uzama süresini dolduran kiracıların gerekçesiz tahliyesi, belirli ihtar şartlarına ve hak düşürücü sürelere tabidir. Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde 10 yıllık kiracıyı çıkarma sürecini, ihtarname zamanlamasını ve dava açma usulünü tüm detaylarıyla ele alıyoruz.

10 Yıllık Kiracı Nasıl Çıkarılır? İhtar ve Dava Rehberi

10 Yıllık Uzama Süresinin Hukuki Niteliği ve Şartları

Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracının kanun tarafından korunduğu temel ilkedir. Kiraya veren, sözleşme süresi bittiğinde sadece bu süreye dayanarak kiracıyı taşınmazdan tahliye edemez. Ancak Türk Borçlar Kanunu m.347 uyarınca, belirsiz süreli hale gelen veya yenilenen konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya verene belirli şartların gerçekleşmesi halinde gerekçe göstermeksizin sözleşmeyi feshetme hakkı tanınmıştır.

Uygulamada en çok karıştırılan husus, 10 yıllık sürenin başlangıç anıdır. Kanun metni açıkça 10 yıllık uzama süresinden bahsetmektedir. Bu durum, ilk yapılan sözleşme süresinin üzerine 10 yıl eklenmesi gerektiği anlamına gelir. Örneğin 1 yıl süreli yapılan bir kira sözleşmesinde, 1 yıllık asıl sözleşme süresi bittikten sonra 10 yıllık uzama süresi başlar. Dolayısıyla kiralayanın gerekçesiz fesih hakkını kullanabilmesi için toplamda 11 yılın dolmuş olması gerekir. Sözleşme en başında 3 yıllık yapılmışsa, 3 yıllık asıl süreye 10 yıllık uzama süresi eklenecek ve kiralayan ancak 13. yılın sonunda bu hakkı kullanabilecektir.

İhtarname Zamanlaması ve Hak Düşürücü Süreler

10 yıllık uzama süresi dolduktan sonra kiraya verenin tahliye hakkını elde edebilmesi, tamamen şekli ve sürelere sıkı sıkıya bağlı bir tebligat usulüne dayanır. TBK m.347 uyarınca, kiraya veren uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak zorundadır.

Burada kritik olan husus, ihtarnamenin kiracıya ulaştığı tarihtir. Noterden ihtarname çekilmiş olması tek başına yeterli değildir; ihtarın en geç yeni uzama yılının başlamasından 3 ay önce kiracının eline ulaşmış (tebliğ edilmiş) olması zorunludur. Aksi halde bildirim geçersiz sayılır ve kiraya veren bir sonraki uzama yılının sonunu beklemek zorunda kalır.

Uygulamada tebligat gecikmeleri nedeniyle ciddi hak kayıpları yaşanmaktadır. Sürecin hatasız yönetilebilmesi için tebligat sürelerinin doğru hesaplanması, tebliğ şerhlerinin takibi ve sürecin aşamalarını aksatmayacak şekilde hukuki metinlerin hazırlanması gerekir. Bu aşamada usule uygun bir ihtarname metni oluşturulurken noter kanalıyla yapılacak tebligatın ulaşma süresi de hesaba katılmalıdır.

Tahliye Davasının Açılması ve Usul Hataları

Süresinde ve usulüne uygun olarak tebliğ edilen ihtarnameye rağmen kiracı taşınmazı rızaen tahliye etmezse, kiraya veren tarafından sulh hukuk mahkemesinde tahliye davası açılması gerekir. Davanın açılacağı zaman da tıpkı ihtarname gibi kanuni süreye tabidir. İhtar usulüne uygun şekilde tebliğ edildikten sonra, ilgili uzama yılının bitiminden itibaren dava açılabilir.

Uygulamada sıkça yapılan usul hataları şunlardır:

  • Süre Hesabında Hata: 10 yıllık sürenin hesabında ilk sözleşme yılının dikkate alınmaması ve davanın erken açılması nedeniyle reddedilmesi.
  • Tebliğ Zamanı Yanılgısı: İhtarnamenin çekildiği tarihin baz alınması; tebliğ tarihinin uzama yılının bitimine 3 aydan daha az bir süre kala gerçekleşmesi.
  • Taraf Ehliyeti Eksikliği: Taşınmaz paylı mülkiyete tabi ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanmamış olması veya elbirliği mülkiyetinde tüm ortakların davaya katılımının sağlanmaması.
  • İhtar İçeriğindeki Belirsizlik: İhtarname içeriğinde açıkça TBK m.347 uyarınca 10 yıllık uzama süresinin dolması nedeniyle sözleşmenin feshedildiğinin belirtilmemiş olması.

Dava Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Pratik Adımlar

10 yıllık uzama süresine dayalı tahliye davaları, kiraya verenin herhangi bir haklı sebep (ihtiyaç, yeniden inşa, imar veya kira ödenmemesi gibi) göstermek zorunda olmadığı davalardır. Hakimin bakacağı temel hususlar: sözleşme başlangıç tarihi, uzama süresinin dolup dolmadığı, ihtarnamenin süresinde tebliğ edilip edilmediği ve davanın süresinde açılıp açılmadığıdır.

Dava açılırken yargılama giderleri ve harç tespiti yıllık kira bedeli üzerinden nispi olarak yapılır. Bu nedenle dava dilekçesi hazırlanırken harca esas değer doğru gösterilmeli, eksik harç ikmali nedeniyle yargılama uzatılmamalıdır.

Dava sürecinde kiracının ticari işletme olması durumunda, işletmenin devredilmiş olup olmadığı veya alt kira ilişkisinin bulunup bulunmadığı da incelenmelidir. Taşınmazın işyeri olması halinde kiracının devir hakları ve sorumlulukları için İşyeri Kira Sözleşmesinde Devir Hakkı ve Usulü başlıklı çalışmamızda yer alan ilkeler göz önünde bulundurulmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

10 yıllık süre dolduğunda kiracı gerekçesiz olarak kesin çıkarılabilir mi?

Evet, TBK m.347 gereğince 10 yıllık uzama süresi dolduktan sonra kiraya veren hiçbir sebep (ihtiyaç, imar vs.) göstermeksizin, sadece bu kanuni hakkına dayanarak sözleşmeyi feshedebilir ve tahliye davası açabilir.

İhtarname süresi kaçırılırsa ne olur?

Yeni uzama yılının bitiminden en az 3 ay önce tebliğ edilmeyen ihtarname, o yıl için fesih hükmü doğurmaz. Sözleşme 1 yıl daha uzamış sayılır. Kiraya veren dilerse bir sonraki uzama yılı sonu için 3 ay öncesinden geçerli olacak şekilde yeniden ihtarname göndermelidir.

Sözleşme süresi 3 yıllık yapıldıysa 10 yıllık süre ne zaman dolar?

3 yıllık sözleşme süresinin bitiminden itibaren 10 yıllık uzama süresi hesaplanır. Yani toplamda 13 yıl tamamlandıktan sonraki uzama yılı sonu için ihtar çekilerek tahliye istenebilir.

Tahliye davasında arabuluculuk zorunlu mudur?

Evet, 7445 sayılı Kanun ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili mevzuatta yapılan düzenlemeler uyarınca, kira ilişkisinden doğan tahliye davalarında dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartıdır. Arabuluculuk süreci olumsuz sonuçlanmadan dava açılamaz.

Süreç Yönetiminde Stratejik Tavsiyeler

10 yıllık uzama süresine dayalı tahliye süreçlerinde hak kaybı yaşamamanın tek yolu, takvim hesabını kusursuz yapmaktır. Kira sözleşmesinin başlangıç tarihini, sözleşme süresini ve uzama yıllarını net bir çizelgeye oturtmalı, ihtarnamenin notere veriliş tarihini değil, kiracıya tebliğ edileceği tarihi hesaplayarak hareket etmelisiniz. Tebligat imkansızlıkları veya adreste bulunamama durumları ihtimaline karşı ihtarnameyi 3 aylık yasal sınırın çok öncesinde notere tevdi etmek, olası tebligat gecikmelerinin önüne geçecektir.

Bu içerik, Lawlera AI Hukuk Asistanı tarafından yapay zeka modelleri kullanılarak oluşturulmuştur. İçeriğin doğruluğu garanti edilmez; güncel mevzuat ve somut olayınız için bir hukuk uzmanına danışmanızı öneririz.

İlgili yazılar