Kira Sözleşmelerinde Dengenin Bozulması ve Uyarlama Kavramı
Sözleşme hukuku, tarafların karşılıklı iradeleriyle kurdukları dengenin korunması ilkesine dayanır. Ancak uzun süreli borç ilişkilerinden olan kira sözleşmelerinde, zaman içinde meydana gelen köklü değişiklikler taraflardan biri için sözleşmeyi çekilmez hale getirebilir. Türk Borçlar Kanunu bünyesinde yer alan ahde vefa (sözleşmeye bağlılık) ilkesinin istisnasını oluşturan bu durum, dürüstlük kuralı çerçevesinde sözleşmenin değişen koşullara uydurulmasını gerektirir.
Kira uyarlama davası, sözleşmenin kurulmasından sonra tarafların öngöremediği ve öngörmelerinin de kendilerinden beklenemediği olağanüstü bir durumun ortaya çıkması halinde açılır. Bu dava türü, hem kiracı hem de kiraya veren tarafından ikame edilebilen, kira bedelinin güncel ekonomik şartlara, paranın satın alma gücündeki aşırı değişime veya taşınmazın niteliğindeki köklü farklılaşmalara göre yeniden hakim eliyle belirlenmesini sağlayan hukuki bir imkandır.
Uygulamada bu dava sıklıkla kira tespit davası ile karıştırılmaktadır. Kira tespit davası, beş yıllık sürenin dolmasıyla birlikte kira bedelinin emsallere göre yeniden belirlenmesini hedeflerken; uyarlama davasında beş yıllık bir sürenin beklenmesi zorunluluğu yoktur. Sözleşmenin kurulmasından hemen sonra dahi olağanüstü bir durumun gerçekleşmesi halinde bu yola başvurulabilir.
Aşırı İfa Güçlüğü ve Yasal Dayanak
Kira bedelinin uyarlanması talebinin yasal temeli 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.138 hükmünde düzenlenmiştir. "Aşırı ifa güçlüğü" başlığını taşıyan bu madde uyarınca, sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülemeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durumun ortaya çıkması gerekir. Kanun koyucu, bu durumun borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkmış olmasını ve sözleşmenin yapıldığı sıradaki olguları, kendi aleyhine borcun ifasını dürüstlük kuralına aykırı düşecek derecede güçleştirmiş olmasını şart koşmaktadır.
TBK m.138 uyarınca uyarlama davası açılabilmesi için şu yasal şartların birlikte gerçekleşmesi zorunludur:
- Sözleşmenin yapıldığı sırada, taraflarca öngörülemeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durumun ortaya çıkması,
- Bu durumun, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple meydana gelmesi,
- Sözleşmenin yapıldığı sıradaki mevcut dengenin, borçlu aleyhine dürüstlük kuralına aykırı düşecek derecede bozulmuş olması,
- Borçlunun, borcunu henüz ifa etmemiş olması veya ifanın aşırı derecede güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olması gerekir.
Bu şartların varlığı halinde borçlu, hakimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme veya sözleşmeyi feshetme hakkına sahiptir. Kira sözleşmeleri gibi sürekli edimli sözleşmelerde dönme hakkının yerini sözleşmenin feshi hakkı alır.
Uygulamada Sık Karşılaşılan Sorunlar ve Usul Hataları
Kira uyarlama davalarında en sık karşılaşılan usul hatası, kira bedelinin ihtirazi kayıt konulmaksızın ödenmeye devam edilmesidir. TBK m.138 hükmü açıkça, borcun ifanın aşırı derecede güçleşmesinden doğan haklar saklı tutulmaksızın yerine getirilmesi halinde uyarlama talep edilemeyeceğini düzenlemektedir. Dolayısıyla, ekonomik kriz veya benzeri olağanüstü sebeple kira bedelini ödemekte güçlük çeken kiracının, banka kanalıyla yaptığı ödemelerin açıklama kısmına mutlaka "fazlaya ilişkin ve uyarlamaya dair haklarım saklı kalmak kaydıyla" şeklinde net bir ihtirazi kayıt düşmesi gerekmektedir.
Bir diğer önemli hata ise davanın açılma zamanlamasıdır. Sözleşmenin kurulmasının hemen ardından, henüz piyasa koşullarında öngörülemez nitelikte radikal bir değişim meydana gelmeden açılan davalar reddedilmektedir. Yüksek enflasyon tek başına bir uyarlama sebebi olarak kabul edilmemekte, enflasyonun ülkenin genel ekonomik gidişatındaki ani, şok edici ve öngörülemeyen sıçramaları veya devalüasyon gibi kriz anları uyarlama gerekçesi yapılabilmektedir. Benzer şekilde, sözleşmenin tarafı olan tacirlerin basiretli iş insanı gibi davranma yükümlülüğü bulunduğundan, ticari kira sözleşmelerinde öngörülemezlik kriteri mahkemelerce çok daha sıkı denetlenmektedir. Bu kapsamda tarafların iddialarını temellendirirken Taşınmaz Satışında Aşırı Yararlanma ve Gabin Davaları gibi dengesizliği esas alan diğer borçlar hukuku müesseselerindeki dürüstlük kurallarını da göz önünde bulundurması faydalı olacaktır.
Kira Uyarlama Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Kira uyarlama davalarında görevli mahkeme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.4 uyarınca değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesi'dir. Yetkili mahkeme ise genel yetki kuralı uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesi veya sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesidir. Taşınmazın aynına ilişkin bir dava olmadığından, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkisi bulunmamaktadır; ancak sözleşmede ifa yeri belirtilmemişse taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi de yetkili kabul edilir.
7445 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme uyarınca, 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda (tahliye, tespit, uyarlama vb.) dava açılmadan önce arabuluculuk sürecine başvurulması zorunlu hale getirilmiştir. Arabuluculuk faaliyeti tüketilmeden doğrudan açılan davalar, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilecektir. Arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması durumunda düzenlenen son tutanak dava dilekçesine eklenerek Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde dava ikame edilir.
Dava açılırken mahkeme veznesine harç ve gider avansının eksiksiz yatırılması gerekir. Bu süreçte ödenecek harç miktarı ve yargılama maliyetleri hakkında ön bilgi edinmek amacıyla Harç hesaplama aracımızı kullanarak dava öncesinde bütçe planlaması yapabilirsiniz.
Adım Adım Kira Uyarlama Davası Açma Rehberi
Kira sözleşmesinde uyarlama talep edecek tarafın izlemesi gereken pratik adımlar şunlardır:
- İhtirazi Kayıtlı Ödeme: Davayı açacak olan kiracı ise, olağanüstü durumun ortaya çıkmasından itibaren ödediği tüm kira bedellerine yazılı veya dekont üzerinde ihtirazi kayıt koymalıdır.
- İhtarname Gönderilmesi: Karşı tarafa, değişen koşullar sebebiyle kira bedelinin çekilmez hale geldiğini belirten ve yeni kira bedeli teklifini içeren bir ihtarname gönderilmesi ispat kolaylığı sağlar. İhtarname hazırlarken yasal hakların doğru ifade edilmesi için profesyonel destek alınmalıdır.
- Zorunlu Arabuluculuk Başvurusu: Adliye arabuluculuk bürosuna başvurularak süreç başlatılmalı, taraflar bir araya gelerek müzakere yürütmelidir.
- Dava Dilekçesinin Hazırlanması: Arabuluculukta anlaşma sağlanamaması halinde, TBK m.138'deki şartların tek tek açıklandığı, öngörülemeyen olağanüstü olayların (örneğin pandemi, mücbir sebep, ani döviz kuru dalgalanmaları) somut delillerle ortaya konulduğu bir dava dilekçesi hazırlanır.
- Dava Dosyasının Takibi: Dava açıldıktan sonra mahkemece yapılacak bilirkişi incelemeleri, emsal kira bedeli araştırmaları ve tarafların sosyo-ekonomik durum araştırmaları yakından takip edilmelidir.
Dava dilekçesinin hazırlanması sürecinde hukuki argümanların ve mevzuat atıflarının hatasız yapılması davanın seyri açısından kritiktir. Bu aşamada profesyonel metin üretimi ve hukuki şablon oluşturma desteği sağlayan Yapay Zeka ile Dilekçe ve Sözleşme Yazma teknolojilerinden yararlanarak usulüne uygun, ikna edici ve mevzuata tam uyumlu taslaklar oluşturabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Kira uyarlama davası hangi durumlarda açılabilir?
Sözleşmenin yapıldığı sırada öngörülemeyen, tarafların kusuru olmaksızın gelişen ve kira bedelinin ifasını taraflardan biri için dürüstlük kuralına aykırı derecede zorlaştıran deprem, pandemi, aşırı ekonomik kriz veya devalüasyon gibi olağanüstü durumlarda açılabilir.
Uyarlama davası açmak için 5 yıl beklemek gerekir mi?
Hayır, kira tespit davasında olan 5 yıllık süre şartı uyarlama davasında aranmaz. Sözleşmenin imzalanmasından sonra her an olağanüstü bir durum gerçekleşirse bu dava açılabilir.
Geriye dönük kira uyarlaması talep edilebilir mi?
Kira uyarlaması kural olarak davanın açıldığı tarihten ileriye dönük olarak hüküm ifade eder. Ancak dava açılmadan önce ihtirazi kayıt konularak ödenen geçmiş dönem kiraları için de mahkemeden geriye dönük uyarlama talep edilmesi mümkündür.
Arabuluculuğa başvurmak zorunlu mudur?
Evet, 1 Eylül 2023 tarihi itibarıyla kira uyarlama davaları da dahil olmak üzere kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.
Sözleşme Güvenliği İçin Somut Tavsiyeler
Olağanüstü ekonomik süreçlerde kira ilişkisini korumak ve mahkeme süreçleriyle yıpranmamak adına, kira sözleşmesi kurulurken gelecekteki olası risklerin hesaba katılması gerekir. Sözleşmeye eklenecek özel uyarlama kayıtları, döviz endeksli sözleşmelerde kur sabitleme maddeleri veya belirli ekonomik göstergelerin aşılması durumunda uygulanacak revizyon usulleri, ileride doğabilecek ihtilafları mahkemeye taşınmadan çözme imkanı tanır. Davanın açılması kaçınılmaz hale geldiğinde ise hak kaybı yaşamamak adına, ödemelerin ihtirazi kayıtla yapılması ve arabuluculuk sürecinin ciddiyetle yürütülmesi en somut ve hayati koruma yöntemidir.
