calendar_today5 Ekim 2026Lawlera.com

Kat Malikleri Kurulu Kararlarının İptali Davası

Apartman ve site yönetimlerinin aldığı usulsüz kararlara karşı açılacak iptal davalarının hukuki şartları, hak düşürücü süreleri ve usul kuralları.

Kat Malikleri Kurulu Kararlarının İptali Davası

Kat Malikleri Kurulunun Kararlarına Karşı Yargı Yolu

Toplu yaşam alanlarında ortak yaşamın düzenlenmesi, giderlerin paylaştırılması ve taşınmazın yönetilmesi amacıyla kat malikleri kurulu tarafından çeşitli kararlar alınır. Ancak bu kurullarda alınan her karar hukuka, dürüstlük kurallarına veya yönetim planına uygun olmayabilir. Kat maliklerinin haklarını doğrudan etkileyen, kimi zaman haksız mali yükümlülükler getiren bu kararlara karşı yasal yollara başvurmak mümkündür. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu (KMK) bu konuda kat maliklerine koruyucu mekanizmalar sunarak usulsüz kararların iptal edilmesini talep etme hakkı tanımıştır.

Yönetim kurulu veya kat malikleri kurulu tarafından alınan kararların iptali, ancak mahkeme kanalıyla gerçekleştirilebilir. Kendi içinde usule aykırı olan veya azınlıkta kalan kat maliklerinin haklarını ihlal eden kararlara karşı açılacak dava, taşınmazın bulunduğu yerdeki Sulh Hukuk Mahkemesinde ikame edilir. Bu davalarda usul kurallarına ve kanunda öngörülen sürelere riayet edilmesi, hakkın kaybını önlemek adına hayati önem taşır.

Kararın İptalini Talep Etme Şartları ve Hak Sahipleri

Kat malikleri kurulu kararlarına karşı iptal davası açabilecek kişiler kanunda sınırlı olarak sayılmıştır. KMK m. 33 uyarınca, kurul toplantısına katılan ancak karara muhalif kalarak bu muhalefetini şerh ile tutanağa geçirten kat malikleri ile toplantıya katılmayan tüm kat maliklerinin dava açma hakkı bulunmaktadır. Toplantıya katılmasına rağmen alınan karara olumlu oy veren veya karara sessiz kalıp muhalefet şerhi koydurmayan kat maliklerinin sonradan bu karara karşı iptal davası açması hukuken mümkün değildir.

Davacı sıfatı sadece kat maliklerine tanınmıştır. Kiracılar, intifa hakkı sahipleri veya bağımsız bölümü fiilen kullanan diğer kişilerin doğrudan kat malikleri kurulu kararının iptali davası açma ehliyeti bulunmamaktadır. Ancak alınan kararlar kiracının doğrudan kişisel haklarını veya mali durumunu etkiliyorsa, genel hükümler çerçevesinde dürüstlük kuralına aykırılık gerekçesiyle sınırlı dava hakları gündeme gelebilir. Davalı taraf ise kat malikleri kurulunu temsilen o kararın alınmasında olumlu oy kullanan tüm kat malikleridir. Uygulamada dava, kat maliklerini temsilen yöneticiye karşı da yöneltilebilmektedir.

Dava Açma Süreleri ve Hak Düşürücü Sürenin Hesaplanması

Usulsüz kararlara karşı yargı yoluna başvururken kanunun öngördüğü sürelere mutlak surette uyulması gerekir. KMK m. 33 uyarınca, toplantıya katılan ve karara muhalif kalarak şerh yazdıran kat maliki için dava açma süresi, kararın alındığı tarihten itibaren 1 aydır. Toplantıya katılmayan kat malikleri için ise bu süre, kararın kendilerine tebliğ edildiği veya kararı öğrendikleri tarihten itibaren 1 ay ve her halükarda karar tarihinden itibaren 6 aydır. Bu süreler hak düşürücü nitelikte olup, mahkeme tarafından resen dikkate alınır ve süre geçtikten sonra açılan davalar esasa girilmeden reddedilir.

Sürelerin hesaplanmasında hataya düşmemek için tebligat usullerine dikkat edilmelidir. Kararın kat malikine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi, 1 aylık sürenin başlaması için zorunludur. Eğer usulüne uygun bir tebliğ yapılmamışsa, öğrenme tarihi esas alınır ancak bu durumda dahi karar tarihinden itibaren 6 aylık mutlak süre aşılamaz. Hak düşürücü sürelerin doğru hesaplanması ve hak kaybı yaşanmaması adına profesyonel bir hukuki değerlendirme yapılması gerekir. Bu aşamada usul işlemlerinin takibi için Yapay Zeka ile Dilekçe ve Sözleşme Yazma teknolojilerinden faydalanarak dava dilekçesinin hukuki zeminini sağlamlaştırmak ve süre aşımı gibi riskleri minimize etmek mümkündür.

Uygulamada Sık Karşılaşılan Usul Hataları ve Butlan Halleri

Kat malikleri kurulu kararlarının iptali davalarında en sık karşılaşılan gerekçeler, toplantı çağrısının usulüne uygun yapılmaması ve karar yeter sayılarına uyulmamasıdır. KMK m. 29 uyarınca, olağan genel kurul toplantılarının yönetim planında gösterilen zamanlarda yapılması gerekir. Eğer yönetim planında bir zaman belirtilmemişse, her takvim yılının ilk ayı içinde toplanılması esastır. Olağanüstü toplantılarda ise çağrının, toplantı gününden en az 15 gün önce tüm kat maliklerine taahhütlü mektupla veya imza karşılığı tebliğ edilmesi zorunludur. Bu usule uyulmadan yapılan çağrılar, alınan kararların iptali için tek başına bir bozma gerekçesidir.

Diğer bir önemli husus ise nisaplardır. Kat malikleri kurulu, kat maliklerinin sayı ve arsa payı bakımından yarısından fazlasıyla toplanır ve oy çokluğuyla karar verir. Kanunda özel çoğunluk aranan durumlar hariç olmak üzere, bu nisaplara uyulmadan alınan kararlar usule aykırıdır. Örneğin, ortak alanların kiraya verilmesi veya kullanım amacının değiştirilmesi gibi durumlarda oy birliği gerekirken, basit çoğunlukla karar alınması kararı sakatlar. Bazı çok ağır usulsüzlükler ve kanunun emredici hükümlerine açıkça aykırılık durumlarında ise kararın iptali değil, baştan itibaren geçersizliği (butlanı) söz konusu olur. Butlanla sakat olan kararlara karşı açılacak davalar herhangi bir hak düşürücü süreye tabi değildir.

Yargılama Süreci ve Pratik Öneriler

Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen bu davalarda mahkeme, öncelikle toplantı defterini, çağrı belgelerini, hazirun cetvelini ve yönetim planını celbeder. Mahkemece yapılacak incelemede, kararın alınış usulü ve içeriğinin dürüstlük kuralına uygun olup olmadığı denetlenir. Davanın açılması, alınan kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz. Bu nedenle, usulsüz kararın uygulanmasıyla telafisi güç zararlar doğacaksa (örneğin fahiş bir ortak gider avansının toplanması veya ortak alanda yıkım kararı alınması gibi), dava dilekçesiyle birlikte mutlaka yürütmenin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talep edilmelidir.

Dava açarken mahkeme veznesine yatırılacak harç ve gider avansının eksiksiz ödenmesi gerekir. Yargılama giderlerinin doğru hesaplanması davanın sürüncemede kalmasını engeller. Bu doğrultuda, dava açılış aşamasında Gider avansı hesaplama aracı kullanılarak gerekli masrafların önceden belirlenmesi pratik bir çözüm sunacaktır. Mahkeme, usulsüzlüğü tespit ettiğinde kararın iptaline hükmeder ve bu karar tüm kat malikleri için bağlayıcı sonuçlar doğurur.

Sıkça Sorulan Sorular

Karara muhalif kaldığımı nasıl ispat edebilirim?

Toplantı sırasında alınan karara karşı olduğunuzu, toplantı tutanağının altına "Karara muhalifim" veya "Kararı kabul etmiyorum" şeklinde yazarak imzalamanız gerekir. Sadece olumsuz oy kullanmak yetmez; bu durumun tutanağa açıkça geçirilmesi veya muhalefet şerhinin yazılı olarak sunulması şarttır.

Yönetici kat maliki değilse ona karşı dava açılabilir mi?

Evet, kat malikleri kurulu kararlarının iptali davasında husumet, kat malikleri kurulunu temsilen yöneticiye yöneltilebilir. Yöneticinin kat maliki dışından seçilmiş profesyonel bir kişi olması bu durumu değiştirmez.

Toplantıya hiç çağrılmadım, süre sınırı var mıdır?

Toplantı çağrısının usulüne uygun yapılmaması durumunda, toplantıya katılmayan kat maliki için 1 aylık süre kararın öğrenilmesinden itibaren başlar. Ancak her durumda karar tarihinden itibaren 6 ay içinde davanın açılmış olması gerekir.

Yönetim planına aykırı alınan kararlar doğrudan geçersiz midir?

Yönetim planı, tüm kat maliklerini bağlayan bir sözleşme hükmündür. Yönetim planına açıkça aykırı alınan kararlar usulsüzdür ve mahkeme tarafından iptal edilir. Ancak kendiliğinden geçersiz sayılmazlar; süresi içinde iptal davası açılması gerekir.

Hak Kayıplarını Önlemek İçin Atılması Gereken Adımlar

Kat malikleri kurulu kararlarının iptali sürecinde başarıya ulaşmak, tamamen usul kurallarının ve sürelerin milimetrik olarak takip edilmesine bağlıdır. Hak kaybına uğramamak için, genel kurul toplantısı sonrasında alınan kararların ve tebliğ zarflarının üzerindeki tarihlerin derhal not edilmesi gerekir. Kararın içeriği ne kadar haksız olursa olsun, 1 aylık ve 6 aylık hak düşürücü süreler geçirildiği takdirde mahkemenin esasa girerek inceleme yapması hukuken imkansız hale gelir. Bu nedenle, usulsüz olduğunu düşündüğünüz bir kararla karşılaştığınızda, vakit kaybetmeksizin kararın tebliğ belgelerini, yönetim planını ve varsa toplantı tutanaklarını bir araya getirerek uzman bir gayrimenkul avukatından hukuki destek almanız en sağlıklı yaklaşım olacaktır.

Bu içerik, Lawlera AI Hukuk Asistanı tarafından yapay zeka modelleri kullanılarak oluşturulmuştur. İçeriğin doğruluğu garanti edilmez; güncel mevzuat ve somut olayınız için bir hukuk uzmanına danışmanızı öneririz.

İlgili yazılar

Hukuk süreçlerinizi hızlandırın.

Yapay zeka asistanı Lawlera AI'ı hemen ücretsiz deneyin.

Kayıt Ol