calendar_today6 Ekim 2026Lawlera.com

Kira Ödemeyen Kiracıya Karşı İlamsız Tahliye Takibi

Kira borcunu ödemeyen kiracılara karşı icra dairesi aracılığıyla başlatılan ilamsız tahliye takibi, hem birikmiş alacakların tahsilini hem de taşınmazın tahliyesini sağlayan en hızlı hukuki yoldur.

Kira Ödemeyen Kiracıya Karşı İlamsız Tahliye Takibi

Kira Ödememe Durumunda İlamsız Tahliye Takibinin Hukuki Temeli

Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmedir. Kiracının asli edim borcu olan kira bedelinin zamanında ödenmemesi, kiraya verene sözleşmeyi sona erdirme ve taşınmazın tahliyesini talep etme hakkı tanır.

Uygulamada kira borcunu ödemeyen kiracıya karşı izlenebilecek en pratik ve hızlı yöntem, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 269 ve devamı maddelerinde düzenlenen "Kira Bedelinin Ödenmemesi Yazılı Sözleşme Olsa Bile İlamsız Tahliye Takibi" yoludur. Bu takip usulü, genel haciz yoluyla takip ile tahliye talebinin tek bir takip talebinde birleştirilmiş halidir. Böylece kiraya veren, hem ödenmeyen kira alacakları için kiracının mal varlığına haciz uygulayabilir hem de yasal sürelerin geçmesiyle birlikte icra mahkemesinden kiracının tahliyesini isteyebilir.

İlamsız Tahliye Takibi Nasıl Başlatılır?

Takip sürecini başlatmak için yetkili icra dairesine başvurulması gerekir. Yetkili icra dairesi, genel yetki kuralları uyarınca borçlunun yerleşim yeri icra dairesi olabileceği gibi, sözleşmede ifa yeri olarak belirlenen yer icra dairesi de olabilir. Takip talebi hazırlanırken dikkat edilmesi gereken en kritik husus, talep formunda hem kira alacağının tahsilinin hem de taşınmazın tahliyesinin birlikte ve açıkça talep edilmesidir. Sadece alacak talebinde bulunulması, ilerleyen aşamada icra mahkemesinden tahliye kararı alınmasını engeller.

İcra dairesine takip talebi sunulduktan sonra, borçlu kiracıya Örnek No: 13 ödeme emri gönderilir. Bu ödeme emrinin kiracıya tebliğ edilmesiyle birlikte kanunda öngörülen hak düşürücü süreler işlemeye başlar. Takip işlemlerinin hatasız yürütülmesi ve süreç takibinin kolaylaştırılması adına, avukatlar tarafından UYAP ve UETS entegrasyonu üzerinden işlemlerin dijital ortamda takip edilmesi pratik bir çözüm sunmaktadır.

Ödeme Emrinin Tebliği ve Kritik Süreler

Kiracıya tebliğ edilen Örnek 13 ödeme emri, iki farklı süreyi bünyesinde barındırır. Bu sürelerin hesaplanması ve takibi, hak kayıplarının önlenmesi açısından hayati öneme sahiptir:

  • İtiraz Süresi: Kiracı, ödeme emrinin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 7 gün içinde, kira ilişkisine veya kira borcuna ilişkin itirazlarını icra dairesine bildirmek zorundadır.
  • Ödeme Süresi: Kiracının takibe konu borcu ödemesi için tanınan süredir. Konut ve çatılı işyeri kiralarında bu süre 30 gün iken, diğer ürün kiralarında 60 gündür. Sürelerin hesaplanmasında hataya düşmemek için ödeme emrine itiraz süresi hesaplama aracı kullanılarak yasal takvim netleştirilmelidir.

Eğer kiracı 7 günlük süre içinde ödeme emrine itiraz etmez ve 30 günlük süre içinde de birikmiş kira borcunu, faizini ve icra masraflarını tamamen ödemezse, temerrüde düşmüş olur. Bu durumda kiraya veren, icra mahkemesine başvurarak tahliye talep etme hakkı kazanır.

Kiracının Ödeme Emrine İtiraz Etmesi Durumu

Kiracı, 7 günlük yasal süre içerisinde icra dairesine başvurarak ödeme emrine itiraz edebilir. İtirazın içeriği, sürecin devamındaki hukuki stratejiyi doğrudan belirler:

Kira İlişkisine ve İmzaya İtiraz

Kiracı, aralarında bir kira ilişkisi bulunmadığını veya takip dayanağı yapılan yazılı sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürebilir. Bu durumda kiraya veren, takibin devamını sağlamak için icra mahkemesinde itirazın kaldırılması davası açamaz; genel mahkemelerde tahliye istemli sulh hukuk davası açmak zorundadır. Ancak kira sözleşmesi noterlikçe resen düzenlenmiş veya imzası onaylanmış bir belgeye dayanıyorsa, kiraya veren yine icra mahkemesine başvurabilir.

Kira Borcuna İtiraz

Kiracı, kira ilişkisini kabul etmekle birlikte borcun ödendiğini, miktarının yanlış olduğunu veya muaccel olmadığını iddia edebilir. Bu durumda kiraya veren, İcra ve İflas Kanunu m. 269/a-b hükümleri uyarınca icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye talep edebilir. İcra mahkemesindeki yargılamada kiracı, borcunu ödediğini ancak İİK m. 269/c maddesinde sayılan makbuz, banka dekontu veya kiraya verenin imzasını taşıyan yazılı bir belge ile ispat etmek zorundadır. Sözlü iddialar veya adi yazılı nitelikte olmayan belgeler icra mahkemesince dikkate alınmaz.

İcra Mahkemesinde Tahliye Davası ve Kararın İnfazı

Kiracı ödeme emrine itiraz etmemiş ancak 30 günlük süre içinde borcu da ödememişse, kiraya veren ödeme süresinin bitiminden itibaren 1 yıl içinde icra mahkemesinden tahliye kararı verilmesini istemelidir. İcra mahkemesi, dosya üzerinden veya duruşmalı yapacağı incelemede ödemenin yasal sürede yapılmadığını tespit ederse taşınmazın tahliyesine karar verir.

İcra mahkemesinden alınan tahliye kararının infaz edilebilmesi için kararın borçluya tefhim veya tebliğ edilmesinden itibaren 10 gün geçmesi gerekir. Bu süre geçmeden taşınmazdan zorla çıkarma işlemi (tahliye infazı) yapılamaz. Ayrıca, kiracının tahliye kararını istinaf etmesi tek başına infazı durdurmaz; infazın durdurulması için kiracının icra dairesine teminat yatırarak tehiri icra kararı getirmesi gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kira ödememe nedeniyle başlatılan takipte 30 günlük süre ne zaman başlar?

30 günlük ödeme süresi, Örnek 13 ödeme emrinin kiracıya fiilen ve usulüne uygun olarak tebliğ edildiği günün ertesi gününden itibaren başlar. Son günün resmi tatile denk gelmesi halinde süre, takip eden ilk iş gününün mesai saati bitimine kadar uzar.

Kiracı borcun sadece bir kısmını öderse tahliye engellenebilir mi?

Hayır, tahliye talebinin önlenebilmesi için takibe konu edilen kira borcunun, işlemiş faizinin, icra harç ve masraflarının tamamının 30 günlük süre içinde eksiksiz olarak ödenmesi gerekir. Kısmi ödemeler temerrüdü ve dolayısıyla tahliyeyi engellemez.

Yazılı kira sözleşmesi yoksa ilamsız tahliye takibi yapılabilir mi?

Evet, sözlü kira sözleşmelerine dayanarak da ilamsız tahliye takibi başlatılabilir. Ancak kiracı 7 günlük süre içinde kira ilişkisine açıkça itiraz ederse, kiraya verenin bu ilişkiyi yazılı delillerle ispatlaması gerekeceğinden süreç sulh hukuk mahkemesine taşınır.

İcra mahkemesinin verdiği tahliye kararına karşı istinaf yoluna başvurulursa tahliye durur mu?

İcra mahkemesinin tahliye kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulması kendiliğinden icrayı durdurmaz. Kiracının tahliyeyi durdurabilmesi için icra dairesine genellikle 3 aylık kira bedeli tutarında nakit veya teminat mektubu sunarak icranın geri bırakılması (tehiri icra) kararı alması şarttır.

Hak Kayıplarını Önlemek İçin Pratik Öneriler

İlamsız tahliye takibi, şekli kurallara sıkı sıkıya bağlı ve sürelerin kaçırılması halinde hak kayıplarına yol açan hassas bir süreçtir. Takip talebi hazırlanırken ödenmeyen ayların net olarak belirtilmesi, faiz türünün doğru seçilmesi ve tahliye iradesinin açıkça beyan edilmesi gerekir. Sürecin her aşamasında yasal sürelerin takibi ve usul işlemlerinin eksiksiz yapılması için bir gayrimenkul hukuku uzmanından profesyonel destek alınması, sürecin gereksiz yere uzamasını engelleyecektir.

Bu içerik, Lawlera AI Hukuk Asistanı tarafından yapay zeka modelleri kullanılarak oluşturulmuştur. İçeriğin doğruluğu garanti edilmez; güncel mevzuat ve somut olayınız için bir hukuk uzmanına danışmanızı öneririz.

İlgili yazılar

Hukuk süreçlerinizi hızlandırın.

Yapay zeka asistanı Lawlera AI'ı hemen ücretsiz deneyin.

Kayıt Ol