Takip Hukukunda Çift Aşamalı Vekalet Ücreti Yapısı
İcra ve iflas hukuku uygulamalarında en sık karşılaşılan usul hatalarından biri, icra dairesi nezdinde yürütülen takip işlemleri ile icra mahkemesinde görülen dava ve işlerin vekalet ücreti rejimlerinin birbirine karıştırılmasıdır. Temelde tek bir alacağın tahsili amacıyla yola çıkılmış olsa da, icra dairesi ile icra mahkemesi hukuki nitelikleri itibarıyla tamamen farklı iki ayrı mercidir. Bu nedenle, her iki merci nezdinde avukatla takip edilen işler için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi yasal bir zorunluluktur.
İcra dairesinde başlatılan bir takip sürecinde borçluya önderilen ödeme emri, takibin kesinleşmesi ve tahsilat aşamaları icra takibinin konusunu oluşturur. Buna karşılık, takibin yürütülmesi sırasında ortaya çıkan uyuşmazlıklar nedeniyle icra mahkemesine başvurulması halinde artık bağımsız bir dava veya yargılama usulüne tabi bir "iş" söz konusu olur. Bu ayrımın doğal bir sonucu olarak, her iki aşama için AAÜT 2025-2026 hükümleri uyarınca farklı kalemlerde ve farklı usullerle karşı taraf vekalet ücreti hesaplanır.
İcra Dairesinde Vekalet Ücretinin Belirlenmesi
İcra dairelerinde yürütülen takiplerde vekalet ücreti, kural olarak takip konusu alacak tutarı üzerinden nispi olarak hesaplanır. Nispi vekalet ücreti hesaplanırken, 04.11.2025 yürürlük tarihli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (RG 04.11.2025 / 33067) içerisinde yer alan üçüncü kısım oranları esas alınır. Bu hesaplama yapılırken alacağın miktarına göre dilimsel bir azalan oran sistemi uygulanmaktadır.
Ancak icra dairesinde yürütülen takipler için belirlenen nispi vekalet ücreti, tarifede öngörülen maktu sınırların altında kalamaz. Güncel tarifeye göre, icra dairesinde takip edilen işler için maktu vekalet ücreti alt sınırı 9.000 TL olarak belirlenmiştir. Tahliyeye ilişkin icra takiplerinde ise bu maktu tutar en az 20.000 TL olarak uygulanır. Eğer nispi olarak hesaplanan tutar bu maktu sınırların altında kalıyorsa, borçlu aleyhine doğrudan bu maktu tutarlara hükmedilir. Takip işlemlerinin detaylı hesaplamaları için vekalet ücreti hesaplama aracımız üzerinden güncel tarifeye uygun sorgulama gerçekleştirebilirsiniz.
İcra dairelerindeki vekalet ücreti hesaplamalarında dikkat edilmesi gereken en önemli kurallardan biri, borçlunun borcu ödeme süresidir. Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal ödeme süresi içinde borcunu icra dairesine öderse, tarifede belirtilen nispi vekalet ücretinin dörtte üçü (%75'i) hesaplanır. Ancak bu indirimli hesaplama dahi belirlenen maktu ücretin altına düşemez.
İcra Mahkemesinde Vekalet Ücretinin Esasları
İcra mahkemeleri, icra dairelerinin işlemlerinin kanuna uygunluğunu denetleyen ve kanunun kendisine verdiği sınırlı yetkiler çerçevesinde yargılama yapan özel mahkemelerdir. İcra mahkemesinde açılan davalar ve takip edilen işler, icra dairesindeki takip dosyasından bağımsız birer yargılama faaliyetidir. Bu nedenle icra mahkemesindeki kararla hükmedilen vekalet ücreti, icra dairesindeki takip vekalet ücretini ortadan kaldırmaz veya onunla birleşmez.
İcra mahkemesindeki işler kendi içinde duruşmalı/duruşmasız işler, davalar ve ceza işleri olarak üç ana kategoriye ayrılır. Bu kategoriler için öngörülen güncel maktu ücret sınırları şu şekildedir:
- İcra mahkemesinde takip edilen duruşmasız işler için: 11.000 TL
- İcra mahkemesinde açılan davalar ve duruşmalı işler için: 18.000 TL
- İcra mahkemesinde görülen icra ceza işleri için: 15.000 TL
İcra mahkemesinde açılan istihkak davaları gibi mülkiyet iddiasına dayanan davalarda ise maktu ücret değil, davanın değerine göre belirlenen nispi vekalet ücreti uygulanır. Bu davalarda davanın kabulü veya reddi durumuna göre taraflar lehine nispi vekalet ücretine hükmedilir.
Kısmen Kabul Kısmen Ret Durumunda Ücret Dağılımı
İcra mahkemesinde görülen ve nispi vekalet ücretine tabi olan davalarda, talebin bir kısmının kabul edilmesi bir kısmının ise reddedilmesi durumunda her iki taraf lehine de vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Bu durumda mahkeme, kabul edilen miktar üzerinden davacı lehine, reddedilen miktar üzerinden ise davalı lehine vekalet ücreti takdir eder.
Bu taksimat yapılırken tarafların elde ettikleri haklılık oranları gözetilir. Konu hakkında detaylı usul kurallarını incelemek için Kısmen Kabul Kısmen Ret Durumunda Vekalet Ücreti Bölüşümü başlıklı çalışmamıza göz atabilirsiniz. İcra mahkemesinde verilecek bu kararlarda, reddedilen kısım için hükmedilecek vekalet ücreti, davacı lehine hükmedilen ücreti geçemez kuralı da titizlikle uygulanmalıdır.
Sözleşmeli Vekalet Ücreti ile Karşı Taraf Vekalet Ücreti İlişkisi
Avukat ile müvekkil arasında serbest iradeyle kararlaştırılan sözleşmeli vekalet ücreti ile mahkeme veya icra dairesi tarafından borçlu aleyhine hükmedilen karşı taraf vekalet ücreti tamamen farklı hukuki niteliklere sahiptir. Avukatlık Kanunu m. 164/son uyarınca, dava sonunda kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.
Müvekkil ile yapılan ücret sözleşmesinde asgari sınırların altına inilip inilemeyeceği hususu da uygulamada sıkça tartışılmaktadır. Bu konuda yasal sınırları anlamak adına Avukatlık Ücret Sözleşmesi AAÜT Altında Olabilir mi? içeriğimizden yararlanabilirsiniz. Sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, karşı tarafa yüklenen vekalet ücreti doğrudan avukatın hukuki emeğinin karşılığı olarak kabul edilir ve müvekkilin borçlarına mahsup edilemez.
Uygulamada Sık Karşılaşılan Usul Hataları
İcra mahkemesi kararlarının icra dairesinde infaza konulması sırasında en sık yapılan hata, mahkemece hükmedilen maktu yargılama gideri ve vekalet ücretinin, asıl takip dosyası üzerinden tahsil edilmeye çalışılmasıdır. İcra mahkemesi kararları, asıl takipten bağımsız bir ilam niteliğindedir. Bu nedenle mahkeme ilamında yer alan vekalet ücretinin, asıl takip dosyasına bir talep açılarak eklenmesi yerine, ayrı bir ilamlı icra takibine konu edilmesi veya mevcut dosyaya ilamın sunularak harçlandırılması gerekir.
Bir diğer önemli usul hatası ise, borçlu tarafından ödeme emrine itiraz edilmesi üzerine icra mahkemesinde açılan itirazın kaldırılması davasında yaşanmaktadır. İcra mahkemesi, itirazın kaldırılması davasında davanın kabulü halinde borçlu aleyhine maktu veya nispi vekalet ücretine hükmederken, aynı zamanda icra dairesindeki takip vekalet ücretinin de akıbetini belirlemez. İcra dairesindeki takip vekalet ücreti, takibin kesinleşmesiyle birlikte icra müdürlüğü tarafından hesap tablosuna kendiliğinden dahil edilir.
Hukuki süreçlerde hak kaybı yaşamamak ve süreleri kaçırmamak adına, icra mahkemesi kararlarına karşı yapılacak başvurularda icra şikâyet süresi gibi kritik yasal zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin doğru hesaplanması hayati önem taşır.
Sıkça Sorulan Sorular
İcra dairesi ile icra mahkemesi vekalet ücreti aynı anda alınabilir mi?
Evet, her iki vekalet ücreti birbirinden bağımsızdır. İcra dairesinde yürütülen takip işlemleri için ayrı, icra mahkemesinde açılan davalar veya takip edilen duruşmalı/duruşmasız işler için ayrı vekalet ücretine hükmedilir.
İcra mahkemesinde duruşmasız işlerde vekalet ücreti ne kadardır?
AAÜT 2025-2026 tarifesine göre, icra mahkemesinde takip edilen duruşmasız işler için hükmedilecek maktu vekalet ücreti 11.000 TL'dir.
Borçlu borcunu hemen öderse icra dairesi vekalet ücretinde indirim yapılır mı?
Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal ödeme süresi içinde borcun tamamını icra dairesine öderse, tarifede belirlenen nispi vekalet ücretinin %75'i (dörtte üçü) tahsil edilir. Ancak bu tutar maktu sınır olan 9.000 TL'nin altına düşemez.
İcra mahkemesi ceza davalarında vekalet ücreti kime yüklenir?
İcra mahkemesinde görülen ceza işlerinde (örneğin taahhüdü ihlal veya nafaka ödememe gibi), sanığın mahkumiyeti halinde şikayetçi lehine 15.000 TL maktu vekalet ücretine hükmedilir ve bu tutar sanığa yüklenir.
Hak Kayıplarını Önlemek İçin Pratik Öneriler
İcra takip işlemlerinde ve mahkeme süreçlerinde vekalet ücretlerinin doğru hesaplanması, harç ve masraf kalemlerinin hatasız belirlenmesi mali açıdan büyük önem taşır. Takip talebi hazırlanırken veya icra mahkemesinde dava açılmadan önce, güncel asgari ücret tarifesindeki maktu ve nispi sınırların kontrol edilmesi gerekir. Özellikle kısmi ödemelerin yapıldığı veya takibin kısmen iptal edildiği durumlarda, bakiye borç üzerinden yeniden vekalet ücreti hesabı yapılmalı ve icra müdürlüğünün hesap tablosu denetlenmelidir. Bu işlemler sırasında yapılacak hatalı hesaplamalara karşı süresi içinde icra mahkemesine şikayet yoluna başvurulması gerektiği akıldan çıkarılmamalıdır.
