calendar_today27 Eylül 2026Lawlera.com

Adli Tatilde İstinaf ve Temyiz Süreleri Nasıl Uzar?

Hukuk, ceza ve idari yargıda adli tatile denk gelen istinaf ve temyiz sürelerinin nasıl hesaplanacağını, uzama sürelerini ve kritik hesaplama yöntemlerini açıklıyoruz.

Adli Tatilde İstinaf ve Temyiz Süreleri Nasıl Uzar?

Yargı Dünyasının Yaz Sessizliği ve Hak Kayıpları

Adli tatil, yargı organlarının her yıl belirli bir dönem boyunca toplu olarak ara vermesini ifade eden, ancak hak arama hürriyetinin kesintiye uğramaması adına çok sıkı usul kurallarına bağlanmış bir zaman dilimidir. Bu dönemde mahkemeler tamamen kapanmaz; ancak yalnızca acil ve kanunda açıkça belirtilen sınırlı işler görülür. Uygulamada en sık karşılaşılan hataların başında, adli tatile denk gelen tebligatların ve bu tebligatlarla başlayan kanun yolu başvuru sürelerinin yanlış hesaplanması gelmektedir. Özellikle istinaf ve temyiz gibi telafisi imkansız hak kayıplarına yol açabilecek başvurularda sürelerin doğru belirlenmesi hayati önem taşır.

Sürelerin kaçırılması, haklı olunan bir davanın usul yönünden reddedilmesiyle sonuçlanır. Bu nedenle, kanun koyucu adli tatile tabi olan işlerde sürelerin son gününün bu döneme denk gelmesi halinde ek süreler öngörmüştür. Ancak bu uzama rejimleri hukuk, ceza ve idari yargıda tamamen birbirinden farklı kurallara tabi kılınmıştır. Hak kaybına uğramamak adına öncelikle davanın hangi yargı kolunda görüldüğünü ve ilgili usul kanununun adli tatil için hangi kuralları belirlediğini netleştirmek gerekir.

Adli Tatilin Dönemsel Sınırları

Yasal düzenlemelere göre adli tatil her yıl aynı dönemde gerçekleşir. Güncel takvime göre 20.07.2026 – 31.08.2026 tarihleri arası adli tatil dönemidir. Bu süreçte adli tatile tabi olan dava ve işlerde sürelerin akışı durmaz; ancak sürenin son günü bu aralığa denk gelirse kanunun öngördüğü uzama süreleri devreye girer. Adli tatil takvimini ve resmi tatil günlerini tam olarak takip etmek, usul işlemlerinde hata yapma riskini ortadan kaldırır. Detaylı güncel takvime ve resmi tatillere ulaşmak için resmi tatiller 2026 sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Adli tatil süresince adliyelerde nöbetçi mahkemeler görev yapar. Nöbetçi mahkemelerin bakacağı işler kanunla sınırlı olarak sayılmıştır. Bu kapsama girmeyen davalarda, sürelerin son gününün tatile denk gelmesi halinde uzama kuralları uygulanır. Hukuk, ceza ve idari yargı kolları arasındaki rejim farkı ise en çok dikkat edilmesi gereken usul konusudur.

Hukuk Mahkemelerinde İstinaf ve Temyiz Sürelerinin Uzaması

Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) kapsamındaki davalarda, adli tatile tabi olan işlerde sürelerin son gününün adli tatile denk gelmesi halinde süre uzatımı uygulanır. HMK m.104 uyarınca, adli tatile tabi dava ve işlerde süre bitimi tatile rastlarsa süre, tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzamış sayılır. Hukuk davalarında istinaf süresi tebliğden itibaren 2 hafta, temyiz süresi ise yine tebliğden itibaren 2 hafta olarak belirlenmiştir.

Hukuk yargılamasındaki bu bir haftalık uzama kuralının pratik uygulamasına yönelik detaylı teorik altyapıyı incelemek için Hukuk Davalarında Adli Tatilin Sürelere Etkisi başlıklı makalemize göz atabilirsiniz.

Hukuk Davaları İçin Somut Hesaplama Örneği

Bir asliye hukuk mahkemesi kararının gerekçeli kararı taraflara tebliğ edilmiş olsun. Bu tebligat üzerinden başlayan istinaf süresinin son gününün adli tatile denk gelmesi durumunda hesaplama şu şekilde yapılır:

  • Adli tatil dönemi: 20.07.2026 – 31.08.2026
  • İstinaf süresinin normal şartlardaki son günü: 10.08.2026 (Adli tatil içinde bir gün)
  • Uygulanacak kural: Sürenin son günü adli tatile denk geldiği için süre, adli tatilin bittiği tarihten (31.08.2026) itibaren 1 hafta uzar.
  • Yeni son gün: Adli tatil 31 Ağustos günü biter. Yeni süre 1 Eylül günü başlar ve 07.09.2026 Pazartesi günü mesai saati bitiminde sona erer.

Burada dikkat edilmesi gereken husus, uzama süresinin adli tatilin bittiği günü takip eden günden itibaren başlandığıdır. Yani 31 Ağustos son gün olduğundan, 1 Eylül'den itibaren 7 günlük süre sayılır ve son gün 7 Eylül olur.

Ceza Yargılamasında Tamamen Farklı Bir Rejim

Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) kapsamında adli tatilin sürelere etkisi, hukuk mahkemelerinden çok farklıdır. CMK m.331/4 hükmüne göre, adlî tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler, tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır. Ceza davalarında istinaf süresi tebliğden itibaren 2 hafta, temyiz süresi ise yine tebliğden itibaren 2 hafta olarak uygulanır.

CMK m.331/4: "Adlî tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır."

Hukuk yargılamasındaki 1 haftalık uzama ile ceza yargılamasındaki 3 günlük uzama arasındaki bu fark, uygulamada en çok hata yapılan ve hak kayıplarına yol açan konudur. Ceza davalarında adli tatilde sürelerin durması esası geçerli olduğundan, süre hesabı titizlikle yapılmalıdır. Sürelerin hatasız hesaplanabilmesi için süre hesaplama aracı üzerinden işlem yapmak usul hatalarını asgariye indirecektir.

Ceza Davaları İçin Somut Hesaplama Örneği

Ceza davasında verilen bir kararın gerekçesi taraflara tebliğ edilmiş ve 2 haftalık istinaf süresi başlamış olsun:

  • Normal şartlarda istinaf süresinin son günü: 05.08.2026 (Adli tatil içinde bir gün)
  • Uygulanacak kural: Süreler adli tatilde işlemediği için tatilin bittiği günden (31.08.2026) itibaren 3 gün uzatılır.
  • Yeni son gün: Adli tatilin bittiği günü izleyen günden itibaren 3 gün sayılır. 1, 2 ve 3 Eylül günleri hesaba katılarak son gün 03.09.2026 Perşembe günü mesai bitimi olur.

İdari Yargıda İstinaf ve Temyiz Süreleri

İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) kapsamında da çalışmaya ara verme (adli tatil) müessesesi düzenlenmiştir. İYUK m.8/3 uyarınca, sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa, süreler ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır. İdari yargıda istinaf süresi tebliğden itibaren 30 gün, temyiz süresi ise yine tebliğden itibaren 30 gün olarak uygulanır.

İdari davalarda adli tatilin etkisi davanın veya işin türüne göre değişiklik gösterebilir. İvedi yargılama usulüne tabi işler gibi bazı istisnai durumlarda sürelerin uzamayabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. İdari yargıdaki genel iptal davaları hakkında bilgi edinmek için İdari İşlemin İptali Davası ve Hak Düşürücü Süreler yazımızı inceleyebilirsiniz.

Adli Tatilde Süre Hesabında Dikkat Edilecek Kurallar

Adli tatilde sürelerin uzaması ve hesaplanması konusunda öne çıkan üç kural şunlardır:

  • Adli Tatile Tabi Olmayan İşlerde Süre Uzamaz: Kanunen adli tatilde de görüleceği belirtilen dava ve işlerde (örneğin ihtiyati tedbir kararlarına itirazlar, icra mahkemesi kararlarına karşı istinaf başvuruları) sürenin son günü adli tatile denk gelse bile süre uzamaz. Bu işlerde süre normal gününde sona erer.
  • Elektronik Tebligat (UETS) Başlangıç Tarihi: Elektronik tebligatın adli tatil içinde yapılması, tebliğ anının belirlenmesine ilişkin kuralı değiştirmez. elektronik tebligat (UETS) sisteminden gelen bildirimlerde, tebliğin ulaştığı günü izleyen beşinci günün sonu itibarıyla tebliğ yapılmış sayılır ve süreler bu andan itibaren işlemeye başlar. Adli tatil içinde dahi olsa bu tebellüğ mekanizması aynen çalışır; sadece sürenin son günü tatile denk gelirse uzama kuralı uygulanır.
  • Gerekçeli Kararın Tebliği Şartı: İstinaf ve temyiz sürelerinin başlayabilmesi için gerekçeli kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olması zorunludur. Kısa kararın adli tatil içinde tefhim edilmiş olması, gerekçeli karar tebliğ edilmedikçe kanun yolu sürelerini başlatmaz.

Sıkça Sorulan Sorular

Adli tatilde istinaf dilekçesi verilebilir mi?

Evet, adli tatil süresince nöbetçi mahkemeler veya muhabere yoluyla istinaf ve temyiz dilekçeleri verilebilir. Sürenin uzatılmış olması, adli tatil içinde başvuru yapılmasına engel teşkil etmez.

İcra mahkemesi kararlarına karşı istinaf süresi adli tatilde uzar mı?

Hayır. İcra ve İflas Kanunu uyarınca icra mahkemesi kararlarına karşı istinaf süresi 2 hafta olup, icra işleri adli tatilde görülebilecek işlerden sayıldığından bu süre adli tatilden etkilenmez ve uzamaz.

Adli tatil süresi içinde tebligat yapılabilir mi?

Evet, adli tatil döneminde de taraflara tebligat çıkarılabilir ve tebliğ işlemleri gerçekleştirilebilir. Tebligatın yapılması süreyi başlatır; ancak sürenin son günü adli tatile denk geliyorsa ilgili yargı kolunun uzama kuralı uygulanır.

Sürenin son günü adli tatile denk gelmezse ancak süre adli tatil içinde başlarsa ne olur?

Sürenin başlangıcının adli tatile denk gelmesi önemli değildir. Önemli olan sürenin bittiği (son) günün adli tatil dönemi (20 Temmuz - 31 Ağustos) içinde kalıp kalmadığıdır. Son gün bu aralıktaysa süre uzar.

Hak Kayıplarını Önlemek İçin Pratik Tavsiyeler

Adli tatilde sürelerin uzaması kuralları karmaşık görünebilir ve yapılacak tek bir günlük hata dahi hak kaybına yol açabilir. Bu süreçte en güvenli yaklaşım, süreleri uzatmanın verdiği rehavete kapılmadan, istinaf veya temyiz dilekçelerini normal süreleri içerisindeymiş gibi hazırlayıp teslim etmektir. Eğer uzama sürelerinden yararlanılacaksa, davanın türüne göre (hukukta 1 hafta, cezada 3 gün, idari yargıda 7 gün) doğru hesaplama yapılmalı ve resmi tatiller ile hafta sonu çakışmaları mutlaka hesaba katılmalıdır.

Bu içerik, Lawlera AI Hukuk Asistanı tarafından yapay zeka modelleri kullanılarak oluşturulmuştur. İçeriğin doğruluğu garanti edilmez; güncel mevzuat ve somut olayınız için bir hukuk uzmanına danışmanızı öneririz.

İlgili yazılar

Hukuk süreçlerinizi hızlandırın.

Yapay zeka asistanı Lawlera AI'ı hemen ücretsiz deneyin.

Kayıt Ol