Limited Şirketlerde Ortaklık İlişkisinin Sona Ermesi
Limited şirketler, şahıs unsuru ağır basan sermaye şirketleridir. Bu yapı gereği, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin zedelenmesi veya şirketin faaliyetlerini sürdürmesini imkansız kılan durumların ortaya çıkması halinde, ortaklık bağının koparılması ihtiyacı doğar. Türk Ticaret Kanunu, bu ihtiyacı karşılamak adına ortaklıktan çıkma ve çıkarılma mekanizmalarını düzenlemiştir. Ortaklık ilişkisinin bu yöntemlerle sona erdirilmesi, hem bireysel ortak haklarının korunması hem de şirketin devamlılığının sağlanması açısından büyük önem taşır.
Uygulamada, ortaklıktan ayrılmak isteyen veya diğer ortaklar tarafından şirket dışına itilmek istenen kişilerin hak kayıplarına uğramaması için kanuni usullere sıkı sıkıya bağlı kalınmalıdır. Özellikle Şirketlerde Ortaklıktan Çıkarılma Davası ve Şartları çerçevesinde belirlenen kuralların dışına çıkılması, alınan kararların geçersizliğine ve uzun süren hukuki uyuşmazlıklara sebebiyet vermektedir.
Ortaklıktan Çıkma ve Çıkarılma Yolları
Limited şirket ortakları, esas sözleşmede öngörülen haklı sebeplerin varlığı halinde veya haklı bir sebebe dayanarak mahkeme kararıyla ortaklıktan çıkabilirler. Esas sözleşmede çıkma hakkı serbestçe düzenlenebileceği gibi, belirli şartlara da bağlanabilir. Eğer esas sözleşmede hüküm yoksa, ortak ancak haklı bir sebebin varlığı halinde mahkemeye başvurarak çıkma talebinde bulunabilir.
Diğer taraftan, bir ortağın şirketten çıkarılması iki şekilde gerçekleşir. İlk yol, esas sözleşmede açıkça düzenlenen çıkarma sebeplerinin gerçekleşmesi üzerine genel kurul kararıyla ortağın ihraç edilmesidir. İkinci yol ise, esas sözleşmede hüküm bulunmasa dahi şirketin istemi üzerine haklı sebeplerin varlığı halinde mahkeme kararıyla ortağın çıkarılmasıdır. Her iki durumda da usuli kurallara riayet edilmemesi, kararların iptali sonucunu doğurur.
Uygulamada Sık Karşılaşılan Usul Hataları
Limited şirketlerde çıkarma veya çıkma süreçlerinde en sık yapılan hata, genel kurul çağrı usulüne uyulmamasıdır. Çıkarma kararı alınacak genel kurul toplantısının gündeminde bu konunun açıkça belirtilmesi ve ortağa savunma hakkı tanınması şarttır. Savunma hakkı kısıtlanan veya usulüne uygun davet edilmeyen ortağın ihraç edilmesi, mahkemeler tarafından doğrudan bozma sebebi yapılmaktadır.
Bir diğer önemli hata ise, haklı sebep kavramının altının doldurulamamasıdır. Sadece kişisel anlaşmazlıklar, geçimsizlikler veya ticari görüş ayrılıkları her zaman haklı sebep olarak kabul edilmez. Haklı sebebin, şirketin amacına ulaşmasını imkansız kılan veya ortaklık ilişkisini çekilmez hale getiren nitelikte olması gerekir. Bu tespitler yapılmadan alınan kararlar, yargılama aşamasında şirket aleyhine sonuç doğurmaktadır.
Yargıtay'ın Güncel Kriterleri ve Emsal Kararları
Yargıtay, limited şirketlerde ortaklıktan çıkma ve çıkarılma davalarında oldukça katı ve net kriterler uygulamaktadır. Kararlarda öne çıkan 3 temel kriter şunlardır:
- Şirket Faaliyetlerinin Durma Noktasına Gelmesi: Yargıtay, ortaklar arasındaki uyuşmazlığın şirketin karar almasını engellemesi, genel kurulların toplanamaması ve şirketin ticari faaliyetlerinin felce uğraması durumunu haklı sebep kabul etmektedir.
- Ayrılma Akçesinin Gerçek Değer Üzerinden Hesaplanması: Ortaklıktan çıkan veya çıkarılan ortağa ödenecek ayrılma akçesinin, şirketin karar tarihindeki gerçek piyasa değeri (aktif ve pasifleri, marka değeri ve duran varlıkları dahil edilerek) üzerinden hesaplanması zorunludur. Sadece nominal pay değeri üzerinden yapılan hesaplamalar Yargıtay tarafından kabul edilmemektedir.
- Çıkarma Kararının Nisabı ve Kesinleşmesi: Genel kurul kararıyla çıkarma işlemlerinde, Türk Ticaret Kanunu uyarınca temsil edilen sermayenin en az temsil edilen oyların çoğunluğu ile karar alınması ve bu kararın ortağa noter vasıtasıyla tebliğ edilerek 3 aylık dava açma süresinin beklenmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre; ortaklar arasındaki güven ilişkisinin tamamen ortadan kalktığı, karşılıklı açılan ceza davalarının bulunduğu ve ortakların bir araya gelerek karar almasının imkansızlaştığı durumlarda, şirketin feshine karar vermek yerine daha hafif bir tedbir olan ortağın şirketten çıkarılmasına veya çıkmasına karar verilmesi hukukun temel ilkelerine daha uygundur.
Sıkça Sorulan Sorular
Sözleşmede hüküm yoksa ortaklıktan nasıl çıkabilirim?
Esas sözleşmede çıkma hakkı düzenlenmemişse, mahkemeye başvurarak haklı sebeplerinizin varlığını ispat etmek suretiyle ortaklıktan çıkma davası açabilirsiniz.
Ortaklıktan çıkarılan ortağın payı ne olur?
Çıkarılan ortağın payı, ya şirket tarafından iktisap edilir ya da diğer ortaklar tarafından satın alınır. Bu süreçte ortağa, payının gerçek değerini yansıtan ayrılma akçesi ödenmek zorundadır.
Ayrılma akçesi ne zaman ödenir?
Ayrılma akçesi, ortağın şirketten ayrıldığı an muaccel olur. Ancak şirketin kullanılabilir bir özkaynağının bulunmaması durumunda, şirketin finansal yapısını sarsmayacak şekilde makul bir ödeme planı çerçevesinde ödenmesi de kararlaştırılabilir.
Genel kurulun çıkarma kararına karşı ne kadar sürede dava açılmalıdır?
Genel kurulun çıkarma kararına karşı, kararın noter kanalıyla tebliğ edildiği tarihten itibaren 3 ay içinde iptal davası açılması gerekmektedir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir.
Şirket Ortakları İçin Pratik Öneriler
Ortaklık ilişkilerinde gelecekte yaşanabilecek uyuşmazlıkların önüne geçmek için en etkili yöntem, şirket kurulurken veya sermaye artırımı süreçlerinde esas sözleşmenin çok detaylı hazırlanmasıdır. Esas sözleşmede hangi durumların haklı sebep teşkil edeceği ve ayrılma akçesinin hangi yöntemle hesaplanacağı net bir şekilde yazılmalıdır. Bu durum, olası bir ayrılık sürecinde tarafların mahkeme kapılarında yıllarca yıpranmasını önleyecek ve şirketin ticari itibarını koruyacaktır.
