Yargılamada Tarafsızlık Güvencesi ve Hakimin Reddi
Adil yargılanma hakkı, bireylerin bağımsız ve tarafsız mahkemeler önünde haklarını arayabilmelerini güvence altına alır. Hukuk yargılamasında bu tarafsızlığın en somut koruyucularından biri 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) kapsamında düzenlenen hakimin reddi müessesesidir. Hakimin reddi, davanın taraflarından birinin, hakimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektirecek nitelikte somut olguların varlığı halinde, davanın o hakim tarafından görülmesini engellemek amacıyla başvurduğu hukuki bir yoldur. Bu müessese, sadece bireysel hakların korunmasına değil, aynı zamanda yargıya olan güvenin sarsılmamasına da hizmet eder.
Hukukumuzda hakimin davaya bakmaktan yasaklı olduğu haller ile reddini gerektiren sebepler birbirinden ayrılmıştır. Yasaklılık hallerinde hakimin davaya bakması kanunen kesin olarak yasaklanmışken, reddi gerektiren durumlarda tarafların bu yönde açık bir talepte bulunması veya hakimin bizzat çekinmesi gerekir. Kanunun çizdiği bu sınırların dışına çıkılması, usul ekonomisi ilkesinin zedelenmesine ve yargılamanın haksız yere uzamasına neden olacağından, kanun koyucu hakimin reddi usulünü son derece sıkı şekli şartlara bağlamıştır.
Hakimin Reddi Nedenleri ve Kanuni Sınırlar
HMK madde 36 uyarınca, hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde taraflardan biri hakimi reddedebileceği gibi, hakim de bizzat çekinebilir. Kanun, reddi gerektiren bazı durumları örnekleme yoluyla saymıştır. Bunlar arasında en sık karşılaşılanlar şunlardır:
- Davada iki taraftan birine yol göstermiş olması,
- Davada daha önce tanık, bilirkişi veya arabulucu olarak dinlenmiş ya da hakemlik yapmış olması,
- Davanın, üçüncü derece dahil olmak üzere bu dereceye kadar olan kan ve kayın hısımlarına ait olması,
- Davanın taraflarından biriyle arasında düşmanlık veya ciddi bir husumetin bulunması.
Burada dikkat edilmesi gereken husus, reddi gerektiren sebeplerin soyut iddialardan öte, objektif bir gözlemcinin gözünde dahi şüphe uyandıracak nitelikte somut olgulara dayanması zorunluluğudur. Sadece hakimin duruşma esnasında taraflara karşı takındığı sert tavır veya hukuki konulardaki ara kararları, tek başına reddi sebebi oluşturmaz. Örneğin, taraflardan birinin Hukuk Davalarında Bilirkişi Raporuna İtiraz Esasları çerçevesinde sunduğu dilekçenin reddedilmiş olması, hakimin tarafsızlığını yitirdiği anlamına gelmez ve bu durum tek başına bir reddi hakim gerekçesi yapılamaz.
Uygulamada Sık Yapılan Usul Hataları ve Hak Kayıpları
Hakimin reddi taleplerinde en sık karşılaşılan ve hak kaybına yol açan hata, sürelerin kaçırılmasıdır. HMK uyarınca, hakimin reddi talebinin, reddi gerektiren sebebin öğrenildiği tarihten itibaren en geç ilk duruşmada veya bu sebebin duruşma sırasında öğrenilmesi halinde derhal ileri sürülmesi zorunludur. Reddi gerektiren sebebin öğrenilmesinden sonra hiçbir şey olmamış gibi davaya devam edilmesi ve sonraki aşamalarda, özellikle de davanın gidişatının olumsuz yöne evrilmesi üzerine bu talebin ileri sürülmesi, hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilir ve talep usulden reddedilir.
Bir diğer önemli usul hatası ise reddi hakim dilekçesinde delil gösterilmemesi veya gerekçelerin somutlaştırılmamasıdır. Kanun, ret talebinde bulunan tarafın, ret sebebini ve buna ilişkin delillerini veya emarelerini dilekçesinde açıkça göstermesini zorunlu kılar. Soyut, genel geçer ve ispatlanamayan iddialarla yapılan başvurular, işin esasına girilmeksizin doğrudan reddedilir. Ayrıca, ret talebinin harca tabi olduğu ve gerekli harç ile gider avansının yatırılmaması durumunda talebin geçersiz kalacağı unutulmamalıdır.
Yargıtay'ın Güncel Kriterleri ve Emsal Yaklaşımları
Yargıtay, hakimin reddi müessesesinin kötüye kullanılmasını engellemek amacıyla son yıllarda oldukça katı ve net kriterler geliştirmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve dairelerinin kararlarında öne çıkan üç temel kriter şu şekildedir:
"Sırf davanın uzatılması amacıyla, somut delillere dayanmadan ve yasal süresi geçtikten sonra yapılan hakimin reddi talepleri hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir ve esasa girilmeden reddedilmelidir." (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı)
Yargıtay'ın istikrar kazanmış kararlarına göre şu üç husus ret talebinin değerlendirilmesinde belirleyicidir:
- Karar ve Uygulamaların Kanun Yolu Denetimine Tabi Olması: Hakimin yargılama sırasında verdiği ara kararlar, delillerin toplanması veya reddedilmesi yönündeki takdir hakkı, nihai hükümle birlikte istinaf veya temyiz incelemesine tabi tutulabilir. Bu kararlar hakimin reddi sebebi yapılamaz.
- Subjektif Algıların Yetersizliği: Davacının veya davalının, hakimin jest, mimik veya konuşma üslubundan yola çıkarak geliştirdiği tarafgirlik algısı, objektif delillerle desteklenmedikçe ret gerekçesi kabul edilemez.
- Süre Sınırının Mutlaklığı: Reddi gerektiren durumun ortaya çıktığı celseden sonra, esasa ilişkin işlemler yapıldıktan sonra sunulan ret dilekçeleri süre yönünden kesin olarak reddedilir.
Hakimin Reddi Sürecinde Sıkça Sorulan Sorular
Hakimin reddi talebi davanın görülmesini durdurur mu?
Evet, usulüne uygun olarak yapılan bir hakimin reddi talebi, merci tarafından bu konuda bir karar verilinceye kadar hakimin esasa etkili karar vermesini ve davayı nihayete erdirmesini engeller. Ancak hakim, gecikmesinde sakınca bulunan acele işleri ve tedbir niteliğindeki işlemleri yapmaya devam edebilir.
Red talebi kabul edilmezse ne olur?
Hakimin reddi talebi merci tarafından reddedilirse, yargılamaya mevcut hakimle devam olunur. Ayrıca ret talebi haksız ve kötü niyetli bulunursa, talepte bulunan tarafa kanunda öngörülen disiplin para cezası uygulanabilir.
Reddi hakim dilekçesi nereye verilir?
Reddi hakim dilekçesi, reddedilmek istenen hakimin görev yaptığı mahkemeye verilir. Ancak bu talebi inceleme yetkisi, o mahkemeyi denetleyen merciye (genellikle o yerdeki asliye hukuk mahkemesi veya en yakın mahkemeye) aittir.
Hakim kendi kendisini davadan çekebilir mi?
Evet, hakim tarafsızlığını şüpheye düşürecek bir sebebin varlığını bizzat tespit ederse, tarafların talepte bulunmasını beklemeden davadan çekindiğini bildirebilir. Bu durumda da çekinme kararının merci tarafından onaylanması gerekir.
Hak Kayıplarını Önlemek İçin Pratik ve Somut Öneriler
Hakimin reddi yoluna başvurmayı düşünen tarafların, süreci sekteye uğratmamak ve disiplin para cezası gibi yaptırımlarla karşılaşmamak adına öncelikle davanın seyrini objektif bir gözle analiz etmesi gerekir. Hakimin hukuki hataları ile tarafsızlığını yitirmesi arasındaki ince çizgi doğru belirlenmelidir. Eğer gerçekten somut bir tarafgirlik durumu mevcutsa, bu durumun öğrenildiği an tutanak altına alınmalı, varsa tanık isimleri ve yazılı deliller dilekçeye gecikmeksizin eklenmelidir. Hakimin reddi, davanın kaybedileceği endişesiyle başvurulacak bir taktiksel hamle değil, adil yargılanma hakkını koruyan istisnai bir usul güvencesidir.
