calendar_today25 Eylül 2026Lawlera.com

Finansal Kiralama Sözleşmesinin İhlali ve Tahliye Davası

Finansal kiralama (leasing) sözleşmelerinde kiracının temerrüdü, ödeme ihlalleri ve buna bağlı olarak açılacak tahliye davalarının hukuki usulleri ile Yargıtay'ın güncel kriterleri.

Finansal Kiralama Sözleşmesinin İhlali ve Tahliye Davası

Finansal Kiralama Sözleşmelerinin Hukuki Niteliği ve Temel Kuralları

Finansal kiralama, diğer adıyla leasing, yatırım mallarının finansmanında şirketlere büyük kolaylık sağlayan ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında düzenlenen özel bir sözleşme türüdür. Bu ilişkide mülkiyet finansal kiralama şirketinde kalırken, malın zilyetliği ve kullanım hakkı kiracıya devredilir. Ticaret hayatının dinamizmi içinde kiracının ödemeleri geciktirmesi veya sözleşmeye aykırı davranması, taraflar arasındaki en büyük uyuşmazlık konusunu oluşturur.

Sözleşmenin tarafları, karşılıklı borç yükleyen bu akitte kanunun emredici hükümlerine uymak zorundadır. Finansal kiralama konusu malın zilyetliğini elinde bulunduran kiracı, malı sözleşmede öngörülen şartlara uygun olarak özenle kullanmak, sigorta ettirmek ve bakımını yapmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüklerin ihlali, kiralayan şirkete sözleşmeyi feshetme ve malın iadesini talep etme hakkı tanır.

Kiracının Ödeme Temerrüdü ve İhtarname Usulü

Finansal kiralama uyuşmazlıklarında en sık karşılaşılan ihlal türü, kiralama bedellerinin (leasing taksitlerinin) süresinde ödenmemesidir. Kiracının ödemede gecikmesi durumunda, kiralayan doğrudan tahliye veya sözleşmenin feshi yoluna gidemez. Kanun koyucu, kiracıyı korumak ve ticari işletmenin sürekliliğini sağlamak adına çok sıkı bir ihtarname ve süre usulü öngörmüştür.

6361 sayılı Kanun uyarınca, kiracının finansal kiralama bedelini ödemede gecikmesi halinde, kiralayan şirket tarafından kiracıya en az 30 günlük süre içeren yazılı bir ihtarname gönderilmesi zorunludur. Eğer sözleşme konusu mal, sözleşme süresi sonunda mülkiyeti kiracıya geçecek şekilde kararlaştırılmışsa, bu ihtarname ile verilmesi gereken asgari süre 60 gün olarak uygulanır. Bu süreler kamu düzenine ilişkin olup, sözleşmeyle kısaltılamaz.

Gönderilecek ihtarnamede, ödenmeyen kira bedellerinin kuruşu kuruşuna gösterilmesi, gecikme faizlerinin net olarak belirtilmesi ve tanınan süre içerisinde ödeme yapılmaması halinde sözleşmenin feshedileceği ile malın iadesinin talep edileceği hususlarının açıkça ihtar edilmesi şarttır. Usulüne uygun bir ihtarname gönderilmeden açılan davalar, dava şartı yokluğundan reddedilmektedir.

Uygulamada Sık Yapılan Usul Hataları

Finansal kiralama tahliye davalarında kiralayan şirketlerin en sık düştüğü usul hatası, ihtarnamede verilen sürenin dolmasını beklemeden hukuki işlem başlatmaktır. Kanuni sürelerin hesabı yapılırken Tebligat Kanunu hükümleri dikkate alınmalıdır. İhtarnamenin kiracıya fiilen tebliğ edildiği günü takip eden günden itibaren süre işlemeye başlar. Bu süre dolmadan çekilen yeni ihtarlar veya açılan davalar geçersiz kabul edilir.

Bir diğer önemli hata ise, kiralama konusu malın üçüncü kişilere devredilmesi veya alt kiraya verilmesi durumlarında yaşanır. Sözleşmede açıkça yetki verilmedikçe, finansal kiralama konusu malın başkasına kiralanması veya zilyetliğinin devredilmesi ağır sözleşme ihlali teşkil eder. Bu durumda kiralayan, doğrudan fesih ve tahliye hakkını kullanabilir.

Uyuşmazlıkların çözümünde mahkemelerin delil değerlendirmesi de kritik öneme sahiptir. Ticari defterlerin usulüne uygun tutulması ve ödeme kayıtlarının netliği davanın kaderini belirler. Şirketler arasındaki bu tür alacak ve tahliye uyuşmazlıklarında, genel hükümlere göre Şirket Alacaklarında İcra Takibi ve İtirazın İptali Davası usulü ile tahliye davası birbirini tamamlayan hukuki süreçlerdir.

Yargıtay'ın Güncel Kararları ve Temel Kriterleri

Yargıtay, finansal kiralama sözleşmelerinden kaynaklanan tahliye ve iade davalarında şekli şartların eksiksiz uygulanmasını aramaktadır. Yüksek mahkemenin yerleşik içtihatlarında öne çıkan üç temel kriter şu şekildedir:

  • İhtar Sürelerinin Bölünemezliği Kriteri: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre, kiracıya gönderilen ihtarnamedeki 30 veya 60 günlük sürelerin tamamı dolmadan kiralayanın sözleşmeyi feshetme hakkı doğmaz. Süre dolmadan yapılan fesih bildirimi hukuki sonuç doğurmaz ve bu fesihten hareketle açılan tahliye davası reddedilir.
  • Muacceliyet Şartlarının Sınırı: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin istikrarlı kararlarında, finansal kiralama sözleşmelerine konulan "bir taksit ödenmediğinde gelecek tüm taksitler muaccel olur" şeklindeki klozların, tüketici niteliğindeki veya zayıf konumdaki kiracılar aleyhine sınırsız şekilde uygulanamayacağı, muaccel kılınan miktarın ihtarname içeriğinde net ve denetlenebilir şekilde gösterilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
  • Malın Kullanılamaz Halde Olması Durumu: Yargıtay kararlarında, kiralama konusu ekipman veya aracın ayıplı çıkması ya da kullanılamaz durumda olması halinde, kiracının ödemeden kaçınma hakkı (ödememe def'i) tartılmaktadır. Eğer ayıp kiralayandan kaynaklanıyorsa veya kiralayan ayıbı gidermekten kaçınmışsa, kiracının temerrüde düştüğünden bahsedilemeyeceği kabul edilmektedir.

Sözleşmenin Feshi Sonrası Malın İadesi ve El Koyma Süreci

İhtar süresinin sessiz kalınarak geçirilmesiyle birlikte sözleşme kendiliğinden feshedilmiş sayılır. Bu aşamadan sonra kiracının zilyetliği haksız zilyetliğe dönüşür. Kiralayan, mülkiyet hakkına dayanarak malın iadesini ve tahliyesini sulh hukuk mahkemesinden veya yetkili asliye ticaret mahkemesinden talep edebilir.

Finansal kiralama konusu malın aynen iadesinin mümkün olmadığı ya da malın hasara uğradığı durumlarda, kiralayan şirketin malın rayiç bedeli üzerinden tazminat talep etme hakkı saklıdır.

Dava sürecinde malın kaçırılması, zarar görmesi veya üçüncü kişilere devredilmesi riskine karşı mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilmesi hayati önem taşır. Mahkemece verilecek tedbir kararı ile malın kullanımı durdurulabilir veya yediemine teslimi sağlanabilir. Bu süreçte karşılaşılan haksız fiiller ve usulsüzlükler karşısında, genel ispat kuralları ve Hukuk Davalarında Delil Tespiti İstemi ve Şartları çerçevesinde mevcut durumun kayıt altına alınması, ileride açılacak tazminat davalarına zemin hazırlar.

Sıkça Sorulan Sorular

Leasing taksiti bir gün bile gecikse tahliye davası açılabilir mi?

Hayır, doğrudan dava açılamaz. Öncelikle kiracıya kanunun öngördüğü 30 veya 60 günlük süreyi içeren resmi bir ihtarname tebliğ edilmeli ve bu sürenin ödeme yapılmaksızın sona ermesi beklenmelidir.

Finansal kiralama konusu malı başkasına devredebilir miyim?

Kiralayan şirketin yazılı ve açık onayı olmadan finansal kiralama konusu malın zilyetliği başkasına devredilemez, alt kiraya verilemez. Aksi davranış sözleşmeye ağır aykırılık oluşturur ve doğrudan fesih sebebidir.

İhtarnamedeki borç miktarına itiraz etmek süreyi durdurur mu?

Sadece borca itiraz etmek kanuni ihtarname süresini durdurmaz. Kiracının haklı bir sebebi varsa (örneğin malın ayıplı olması veya ödemenin daha önce yapılmış olması), bu iddialarını mahkemede ispatlaması gerekir.

Tahliye davası sürerken biriken borçları ödersem dava düşer mi?

İhtarname süresi geçtikten sonra yapılan ödemeler sözleşmenin feshini geriye etkili olarak ortadan kaldırmaz. Ancak kiralayan şirket ödemeyi kabul edip davadan feragat ederse uyuşmazlık son bulur.

Finansal kiralama şirketi iflas ederse kiracının durumu ne olur?

Finansal kiralama şirketinin iflası halinde sözleşme, kararlaştırılan süre boyunca yeni yönetim veya iflas masası karşısında da geçerliliğini korur. Kiracı ödemelerini masaya yaparak malı kullanmaya devam edebilir.

Ticari İşletmeler İçin Stratejik Tavsiyeler

Finansal kiralama sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda hak kaybına uğramamak adına, kiracı şirketlerin gelen her ihtarnameyi tebellüğ tarihinden itibaren titizlikle incelemesi ve ödeme makbuzlarını eksiksiz saklaması gerekir. Kiralayan şirketler ise ihtar sürelerini gün hesabıyla çok sıkı takip etmeli, tebligat parçası ellerine ulaşmadan icrai işlem veya dava yoluna başvurmamalıdır. Erken aksiyon almak haklıyken haksız duruma düşmeye yol açabilir. Sözleşme kurulurken de fesih ve temerrüt maddelerinin operasyonel gerçeklere uygun olarak müzakere edilmesi, gelecekteki olası uyuşmazlıkların önüne geçecektir.

Bu içerik, Lawlera AI Hukuk Asistanı tarafından yapay zeka modelleri kullanılarak oluşturulmuştur. İçeriğin doğruluğu garanti edilmez; güncel mevzuat ve somut olayınız için bir hukuk uzmanına danışmanızı öneririz.

İlgili yazılar

Hukuk süreçlerinizi hızlandırın.

Yapay zeka asistanı Lawlera AI'ı hemen ücretsiz deneyin.

Kayıt Ol