Ticari Yaşamda Faturanın Hukuki Niteliği ve İspat Gücü
Türk Ticaret Kanunu (TTK) kapsamında fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı göstermek üzere, emtiayı satan veya işi yapan esnaf ya da tacir tarafından müşteriye verilen ticari bir belgedir. Faturanın en temel özelliği, tek taraflı olarak düzenlenmesine rağmen, belirli şartların varlığı halinde düzenleyen lehine kuvvetli bir ispat vasıtasına dönüşebilmesidir. Ancak bu durum, faturanın kendiliğinden bir borç ilişkisi doğurduğu anlamına gelmez. Faturanın ispat gücü kazanabilmesi için öncelikle taraflar arasında geçerli bir sözleşme ilişkisinin bulunması ve faturaya konu mal veya hizmetin fiilen teslim edilmiş olması şarttır.
Uygulamada en sık yapılan usul hatası, aralarında hiçbir ticari ilişki ya da sözleşme bulunmayan tarafların birbirine doğrudan fatura tebliğ ederek alacak iddiasında bulunmasıdır. Yargıtay yerleşik içtihatlarında, faturanın tek başına borcun varlığını kanıtlamaya yetmeyeceğini, öncelikle temel ilişkinin (satım, eser, hizmet vb. sözleşmelerinin) varlığının ispatlanması gerektiğini açıkça vurgulamaktadır. Temel ilişki ispatlanamadığı sürece, faturanın tebliğ edilmiş olması ya da süresinde itiraz edilmemesi tek başına borç doğurmaz.
Faturaya İtirazda Sekiz Günlük Hak Düşürücü Süre
Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bir fatura alan kişi, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa, faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu süre, hak düşürücü nitelikte olup mahkemece kendiliğinden (re'sen) göz önünde bulundurulur. Sürenin başlangıcı, faturanın muhataba usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği günün ertesi günüdür.
Eğer fatura içeriğine (fiyata, miktara, vade farkına veya malın niteliğine) sekiz günlük yasal süre içinde itiraz edilmezse, faturada yazılı olan tüm hususlar doğru kabul edilir ve ispat yükü yer değiştirir. Süresinde itiraz etmeyen taraf, artık faturada yazılı olan bedelin veya şartların aksini ispat etmekle yükümlü hale gelir. Bu nedenle ticari işletmelerin gelen faturaları günlük olarak takip etmesi ve kayıt altına alması hayati önem taşımaktadır.
Faturaya İtiraz ve İade Usulü Nasıl Olmalıdır?
Faturaya yapılacak itirazın hukuken geçerli kabul edilebilmesi ve olası bir uyuşmazlıkta delil olarak sunulabilmesi için belirli şekil şartlarına uyulması gerekir. TTK’nın 18. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshetmeye veya sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta (KEP) sistemiyle yapılır.
Faturaya itiraz ve iade sürecinde şu adımların izlenmesi hak kayıplarını önleyecektir:
- Faturanın tebliğ alındığı tarih, kargo fişi, tebellüğ belgesi veya e-fatura/e-arşiv sistem kayıtları ile kesin olarak tespit edilmelidir.
- İtiraz, faturanın içeriğindeki hangi kalemlere, fiyat farklarına veya teslim edilmeyen hangi hizmete yönelik olduğunu açık ve somut bir şekilde belirtmelidir.
- Faturanın aslı veya e-arşiv nüshası, üzerine "İade edilmiştir" şerhi düşülerek ve itiraz gerekçeleri yazılı olarak eklenerek noter veya KEP üzerinden karşı tarafa gönderilmelidir.
- Yalnızca şifahi (sözlü) olarak yapılan itirazlar veya adi e-posta yazışmaları, karşı taraf açıkça kabul etmediği sürece mahkemede yasal itiraz olarak kabul edilmez.
Ticari ilişkilerde cari hesap mutabakatları da fatura alacağının tespiti açısından kritik bir rol oynar. Bu konuda daha detaylı bilgi edinmek için Cari Hesap Sözleşmesi ve Bakiye Alacağın İspatı başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Yargıtay'ın Güncel İspat Kriterleri ve Kararları
Fatura alacağına dayalı icra takipleri ve itirazın iptali davalarında Yargıtay, ispat yükünün dağılımı ve delillerin değerlendirilmesi konusunda çok net sınırlar çizmiştir. Mahkemelerin ve uygulayıcıların uyması gereken temel kriterler şunlardır:
"Faturanın tebliğ edilmiş olması ve sekiz gün içinde itiraz edilmemesi, faturaya konu malın teslim edildiğini veya hizmetin ifa edildiğini kanıtlamaz. Teslim olgusu, faturayı düzenleyen alacaklı tarafından yazılı delille ispatlanmalıdır." (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu)
Yargıtay içtihatları doğrultusunda şekillenen 3 temel kriter şu şekildedir:
- Teslim Belgesi ve İrsaliye Şartı: Alacaklı, faturaya konu malları borçluya teslim ettiğini imzalı sevk irsaliyesi, teslim fişi veya taşıma belgesi ile ispat etmek zorundadır. Borçlu şirket çalışanının teslim belgesindeki imzası, şirketi bağlayıcı nitelikte olmalıdır. Yetkisiz kişilerin imzası teslimi kanıtlamaya yetmez.
- Ticari Defterlerin Birbiriyle Uyumlu Olması: Mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesinde, faturanın borçlunun ticari defterlerine kaydedilip kaydedilmediğine bakılır. Borçlu, itiraz ettiği faturayı kendi defterlerine borç olarak kaydetmişse, bu durum faturayı ve içeriğini kabul ettiği anlamına gelir ve alacaklı lehine kesin delil teşkil eder.
- Sözleşme İlişkisinin Varlığı: Faturayı düzenleyen taraf, aradaki akdi ilişkiyi (örneğin yazılı bir sözleşmeyi veya sipariş formunu) kanıtlamakla yükümlüdür. Akdi ilişki inkar ediliyorsa, faturanın süresinde iade edilip edilmediği ikinci aşamada değerlendirilir.
Benzer şekilde, ticari satışlarda malın ayıplı çıkması durumunda da alıcının belirli ihbar sürelerine uyması gerekmektedir. Konunun bu boyutuyla ilgili olarak Ticari Satışlarda Ayıplı Mal İhbar Süreleri ve Hak Kayıpları rehberimizden faydalanabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
E-Fatura veya E-Arşiv faturalara itiraz süresi ve usulü nasıldır?
E-faturalara itiraz, Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) portalı üzerinden, KEP yoluyla veya noter aracılığıyla faturanın sisteme düşmesinden itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. Portal üzerinden yapılan reddetme işlemi yasal itiraz yerine geçer.
Faturaya süresinde itiraz etmezsem dava hakkımı tamamen kaybeder miyim?
Hayır, dava hakkınızı tamamen kaybetmezsiniz ancak ispat yükü yer değiştirir. Süresinde itiraz etmediğiniz için faturadaki hizmeti veya malı aldığınız varsayılır; bunun aksini (malın hiç gelmediğini veya fahiş fiyat uygulandığını) yazılı delillerle ispat etmek zorunda kalırsınız.
İmzasız sevk irsaliyesi faturanın teslim edildiğini kanıtlar mı?
Yargıtay uygulamasına göre, üzerinde alıcının veya yetkili temsilcisinin imzası bulunmayan sevk irsaliyeleri malın teslim edildiğini kanıtlamaya yeterli değildir. Teslimin başka yazılı delillerle desteklenmesi gerekir.
Faturanın cari hesaba kaydedilmesi ne anlama gelir?
Bir faturanın ticari defterlere kaydedilmesi, o faturanın içeriğinin ve bedelinin kabul edildiği anlamına gelen zımni bir ikrardır. Defterine fatura kaydeden taraf, daha sonra bu faturanın sahte veya haksız olduğunu iddia edemez.
Hak Kayıplarını Önlemek İçin Pratik Tavsiyeler
Fatura uyuşmazlıklarında mahkeme aşamasında zor durumda kalmamak için ticari işletmelerin teslim süreçlerini sıkı bir disipline bağlaması gerekir. Teslim edilen her mal karşılığında mutlaka kaşeli ve imzalı sevk irsaliyesi alınmalı, imzayı atan kişinin şirket çalışanı olduğu netleştirilmelidir. Gelen e-faturalar her gün düzenli olarak kontrol edilmeli, hatalı veya haksız düzenlenen faturalar için sekiz günlük yasal süre beklenmeksizin derhal KEP veya noter vasıtasıyla iade ihtarnamesi gönderilmelidir. Cari hesap mutabakatları aylık periyotlarla yazılı olarak yapılmalı ve karşılıklı imza altına alınmalıdır.
