calendar_today10 Eylül 2026Lawlera.com

Cari Hesap Alacaklarında Likidite ve İtirazın İptali

Ticari ilişkilerde cari hesap mutabakatı ve borç ikrarının hukuki niteliği ile Yargıtay'ın icra inkar tazminatı konusundaki güncel kriterleri incelenmektedir.

Cari Hesap Alacaklarında Likidite ve İtirazın İptali

Cari Hesap Sözleşmesinin Hukuki Niteliği ve İşleyişi

Ticari hayatın dinamizmi, tacirler arasında sürekli ve kesintisiz bir borç-alacak ilişkisinin kurulmasını zorunlu kılar. Bu ihtiyacın hukuki karşılığı olan cari hesap sözleşmesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. İki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten vazgeçip bunları bir kalem halinde borç ve alacak sütunlarına kaydederek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak bakiyeyi isteyebileceklerine dair yaptıkları sözleşme cari hesap olarak adlandırılır.

Cari hesap sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz. Bu şekil şartı, sözleşmenin sıhhat şartıdır. Cari hesaba geçirilen alacaklar ve borçlar, deftere kaydedilmekle bağımsızlıklarını kaybederler. Artık her bir işlem için ayrı bir dava açılması veya takip yapılması mümkün olmayıp, ancak cari hesap döneminin sonunda ortaya çıkacak bakiye alacak talep edilebilir hale gelir. Bu süreçte alacakların takibi için Şirket Alacaklarında İcra Takibi ve İtirazın İptali Davası usulü ve kuralları hayati önem taşır.

Uygulamada Sık Karşılaşılan Usul Hataları ve Hak Kayıpları

Cari hesap ilişkilerinde en sık karşılaşılan hata, taraflar arasında usulüne uygun yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmamasına rağmen, ilişkilerin fiilen bir cari hesap gibi yürütülmesidir. Yazılı sözleşme olmaksızın tutulan kayıtlar, TTK anlamında cari hesap hükümlerine tabi olmayıp, genel hükümlere göre açık hesap ilişkisi olarak kabul edilir. Bu ayrım, zamanaşımı ve faiz başlangıç tarihleri açısından ciddi farklılıklar yaratır.

Diğer bir hata ise hesap dönemleri sonunda yapılması gereken mutabakatların ihmal edilmesidir. TTK uyarınca, her hesap dönemi sonunda gönderilen hesap özetine bir ay içinde yazılı olarak itiraz edilmezse, hesap bakiyesi kabul edilmiş sayılır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup, süresinde itiraz edilmemesi halinde borçlunun sonradan maddi hatalara dayanarak borcu reddetmesi oldukça güçleşmektedir. Ayrıca, faturaların cari hesaba kaydedilmiş olması, tek başına faturanın içeriğinin kabul edildiği anlamına gelmez; faturaya sekiz gün içinde itiraz edilip edilmediği ayrıca denetlenmelidir.

Cari Hesap Alacaklarında Yargıtay'ın Güncel Kriterleri

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili daireleri, cari hesap alacağına dayalı icra takipleri ve açılan itirazın iptali davalarında belirli kıstaslar uygulamaktadır. Bu kriterler, alacağın likit (bilinebilir, belirlenebilir) olup olmadığı ve icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceği noktalarında yoğunlaşır:

  • Yazılı Mutabakatın Varlığı ve Likidite: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, taraflar arasında imzalanmış bir cari hesap mutabakat metni varsa, alacak artık likit (belirlenebilir) kabul edilir. Borçlunun bu mutabakata rağmen takibe itiraz etmesi kötü niyetli addedilir ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilir.
  • Tek Taraflı Defter Kayıtlarının Delil Niteliği: Yargıtay, tarafların ticari defterlerinin birbiriyle uyumlu olmasını aramaktadır. Davacının defterinde kayıtlı olup davalının defterinde yer almayan cari hesap bakiyesi tek başına alacağın ispatına yetmez. Defterlerin usulüne uygun tutulması ve açılış-kapanış onaylarının yapılmış olması şarttır. Bu konuda mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemelerinde, Hukuk Davalarında Bilirkişi Raporuna İtiraz Esasları dikkate alınarak teknik değerlendirmeler yapılmalıdır.
  • Ödeme Belgelerinin Cari Hesapla İlişkilendirilmesi: Yargıtay, borçlu tarafından yapılan ödemelerin açıklama kısmında cari hesaba atıf yapılmamış olsa dahi, taraflar arasındaki tek hukuki ilişkinin bu cari hesap olması durumunda, ödemelerin cari hesaptan mahsup edilmesi gerektiğine hükmetmektedir.

Alacaklı ve Borçlu İçin Pratik Strateji ve Rehber

Cari hesap alacaklarının tahsilinde hak kaybına uğramamak için her iki tarafın da sözleşme aşamasından takip aşamasına kadar belirli kurallara riayet etmesi gerekir. Alacaklı konumundaki tacirlerin şu adımları izlemesi önerilir:

  1. Ticari ilişki başlamadan önce tarafların yetkilileri tarafından imzalanmış yazılı bir cari hesap sözleşmesi akdedilmelidir.
  2. Her hesap dönemi sonunda (aksi kararlaştırılmadıkça takvim yılı sonu) karşı tarafa mutlaka yazılı mutabakat mektubu gönderilmeli ve ıslak imzalı veya güvenli elektronik imzalı teyidi alınmalıdır.
  3. Ödenmeyen bakiye için icra takibi başlatılmadan önce, borçluya cari hesabın kesildiğine ve bakiyenin ödenmesi gerektiğine dair noter kanalıyla ihtarname gönderilerek borçlu temerrüde düşürülmelidir.
Cari hesap ilişkisinde sessiz kalmak, hesabı kabul etmek anlamına gelebilir. Bu nedenle gönderilen her hesap özetine yasal süresi içinde yazılı olarak itiraz etmek hayati önem taşır.

Sıkça Sorulan Sorular

Cari hesap alacaklarında zamanaşımı süresi ne kadardır?

Cari hesap sözleşmesinden doğan bakiye alacak taleplerinde zamanaşımı süresi, cari hesap sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren 5 yıldır.

Hesap mutabakatına e-posta ile itiraz edilebilir mi?

TTK uyarınca mutabakata itirazların yazılı şekilde yapılması gerekir. Güvenli elektronik imza taşımayan adi e-postalar yasal itiraz süresini kesmeyebilir; bu nedenle iadeli taahhütlü mektup, noter ihtarı veya KEP (Kayıtlı Elektronik Posta) kullanılması tavsiye edilir.

Cari hesapta faiz ne zaman işlemeye başlar?

Cari hesapta kural olarak hesap döneminin kapatılıp bakiyenin belirlenmesi ve bu bakiyenin borçluya tebliğ edilerek borçlunun temerrüde düşürülmesi ile faiz işlemeye başlar. Ancak sözleşmede aksine hüküm kurulabilir.

Faturanın cari hesaba işlenmesi borcun kabul edildiği anlamına gelir mi?

Hayır, faturanın cari hesaba kaydedilmesi sadece bir muhasebe işlemidir. Faturanın içeriğine ve temsil ettiği mal veya hizmetin teslimine ilişkin itiraz hakları, yasal süreler dahilinde saklı kalır.

Cari Hesap Yönetiminde Riskleri Azaltacak Somut Öneri

Ticari ilişkilerinizde alacaklarınızı güvence altına almak adına, her yıl sonunda düzenli olarak bakiye mutabakatı (cari hesap mutabakatı) yapmayı kurumsal bir kural haline getirin. İmzalı mutabakatlar, olası bir icra takibinde borçlunun haksız itirazlarını bertaraf edecek en güçlü yazılı delildir ve dava sürecini kısaltarak alacağa hızlıca kavuşmanızı sağlar.

Bu içerik, Lawlera AI Hukuk Asistanı tarafından yapay zeka modelleri kullanılarak oluşturulmuştur. İçeriğin doğruluğu garanti edilmez; güncel mevzuat ve somut olayınız için bir hukuk uzmanına danışmanızı öneririz.

Hukuk süreçlerinizi hızlandırın.

Yapay zeka asistanı Lawlera AI'ı hemen ücretsiz deneyin.

Kayıt Ol